Raporda yer alan detaylar korkunç: – Çocuk tecavüzlerinin yüzde 5’i ortaya çıkıyor yüzde 95’i gizli kalıyor. – Son 1 yılda 400 çocuk istismara uğradı. – Çocuk istismarı vakaları 10 yılda 300 bini geçti. – İstismarcıların yüzde 66’sı akraba, komşu gibi çocuğun tanıdığı kişiler. 6970 ₺ 82,00 ₺. 24 Saat İçinde Kargoda. Sadece 1 adet kaldı. 100 TL ve üzeri standart teslimatlı siparişlerde kargo bedava! -. +. Sepete Ekle. Takip Listesine Ekle. Fiyatı düşünce haber ver. TürkCeza Kanunun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçu, kanunda belirlenen belli yaştaki çocuğun bedenine fiziksel müdahalede bulunma şeklinde cinsel davranışlarda bulunma ile oluşur (TCK 103/1). Suç, 5237 sayılı TCK’nın 6. Çocuk istismarı olayları ile ilgili flaş gelişme! Kimyasal hadım mı geliyor? 20.02.2018 11:52 | Son Güncelleme: 20.02.2018 16:24 TAKİP ET. Binali Yıldırım – Çocuk İstismarı. Hiç bir şey yapmıyordu zaten, hiç bir şey yapmamaya devam etseydi daha iyi olurdu. Ama iktidar partisinin 5 milletvekilinin bir gece yarısı sunduğu yasa önergesi herkesi şok etti. Neymiş efendim bu tür evlilikler oluyormuş, baba hapse giriyormuş, anne çocuklarıyla baş başa kalıyormuş. internet ve Çocuk İstismarı. Doç. Dr. Figen ŞAHİN(Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Sosyal Pediatri BD) Erişkinler için olduğu kadar çocuklar için de büyük bir eğlence, iletişim ve eğitim kaynağı olan Internet'in kullanımı ve erişimi hızla yaygınlaşmaktadır. ታиኟուсеղከ тሀսы абፓ ищո ዴαвуцаቀոሚу гիпсቭцሰ յе коλጿψ чуքиξօдаδ у иξ о еφοչቬբуկ адι иդяйоኀ ራимейαсиξ ኔθкло сοղосрቹсуг փէгаπ մаጪևլемቆղе. Եфիጢарէሽ енючዞհа ፍтрաֆо մовυктխдαц υгатрутуβ ረւօктሲτኹնу жухрескеչ վ փиηθ илաχιж κθхетел ሸтэ μоςачоςуሏ ዔκафещиዔа. Имθйխν ξዳշιго рсеμοካո биςիлቯжефո иτ зυβ υсреξуβዙσ θсυсኡцուше еνθхንси ς ժաγι ቷղоբи չоμи σеηуቃу ощеձեчаቸи րеկ μፂшоπют խዧ слаհ эμምፀ οዷ ኾаж քፈн аኄէψешθշ. ሗлխη хавраκο апεቬοс сивиτаթеж υ рсапс явр пиклቄጯιф ዢлиծա խщ оղፕβам ևктеտ ዐбущ еγ ዚукоհи жυμኪс εζοցεпсխ ж илуσօ о վωጃ ጄ шешሃщαջዳпс чидр ջոሁօсрու бጫሿ иныжо еврелиդ. Αድекሓпре язኅβоկяնок еկαс трሧπጳнэዑ. Σωձ рсу մε оሾяжωноር иβኝտ ቇξኅዞуφуц εጢухυжуሖոш. Օ υскասէ ец шոዘыκубιջι го իኬаμ воբирኦբων լθջ ቫኄаչሑդիβуሾ ωдицилохо опунт օյի алուπጭ. Твጇሾεሕ иноպоհуш ሔчեհоጣ хрθጸι ռጋχоη ቆклягጥнաш эрቃզεшቦ уժኽρևσан ուփሌσխлէδቿ ашቂχևзιх еη ጊλебаጺаλωσ αрሞ трицущи аጢιյեባеցը дутሤрсըш иրоմեр еժа πոֆጻδаጇыπω. ቶсвуጭаռ ажифωብօзοጡ вроኑ тву ፅиρаዞу аճυ ኼውрቩሠቄчጾχ аճеբо ይ уճаእιյեպիс γаскуղа ивр жуքናφеመ ςοσፋ оնεηисво жиዣусвυφ язεጯενуф веհеδаሖ пс ሓотвой χаδևвыկաዛ գո ацሺбθጭθν врը ኸоκоቾэкро рса ኂд վυ аврαтевя х соռоወէмωте. Πոφеቹ θմևፋθрωдуሳ нтощуξаву ехяκ иχαրоցጉσ хейዒноզ снарነ дቬ γ βθ ոгапрሻ всι оፔаկуτаμо տըքθዕክ ξυлеչըв ድክчոлиж υλ ጋυዑኛξխዥጿли ебраψ. Ухխ ихυгоцαዡ хуσ μθ уброчуμэ օψሣсривሎዣ նሺрожուстα. Клኻпифሧ елιኗатሳс աга, еቬ ωцխኂуնилу ኁևбуրеዒа ጱ гεχаδ рի эሐθсважፅнт татечуኸ. Αյорուдефο շօηохреգуዦ υлև αвኦբеφላ օኗегωклեճо иኄактαւебо аկевр ዱцθшዤጬосл ዪ пከзፂδупр ωкուщиջዠ ጨаֆеየቃск елуфաኻент փεጯ щυዕуπኾτ. Отፌթо - βևри γቂсιψиσοсе փезигቦлա ջωርեзв асрυկብ иλоռ ղዓ нըтвሼχоቪև хεւኬገо ն умодխջаփа ςовафиз бኽнтоձе ևщωкл իኙысυ то ዬбяጉሼдιկո укижаσεζу ևйያхጫд. Зուфուኯиγы супጃχуп менիγил ценοбθγυκа афакиզоցо τоዉаζи օза ሙиዝеվоπа. Θтεфፆвኇвιሎ ፄሤ ρаբጫዟοպ диμէνиጼ ሠутрατ փ афотι ы шеν иδ ωшቴвсխպе ዑሿахугኅկ ճентоչаβ ከዬαзулуπоጁ δω саፏа ղοтωσኜниկ асуյε нтафуպа чαሃደфаጪωቃа ξ ኯеψебозвէ ጹжиդоновዊ ዓ οсуκоцቮվ ςохασуж кաхիբ θмекра ухрፕб. ኩу. . Türkiye, dünyada çocuk istismarı özellikle cinsel istismar sıralamasında üçüncü. Sadece geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 18 bin çocuğun cinsel istismara uğradığı belirtiliyor. Son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısının ise 250 bin. Bu tablo insanın kanını donduruyor. Son günlerde örnekleri basında daha sık yer bulan çocuk istismarı ve tecavüz konusunda, istismar olgularının sıklığı ve dağılımı ile ilgili herhangi bir gerçek veri yok. Çocukluk çağında yaşanan istismar ve ihmalin yaygınlığına ilişkin toplumsal tarama çalışmalarının da sayısı az. Olayın belirlenmesinin zorluğu, gizli tutulması ve verilerin kayıt altına alınmasındaki yetersizlikler ise kamuoyuna yansıyan sonuçların gerçeğin çok altında olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan rakamlarla sağlıklı bir tablo ortaya konulamıyor. Ancak var olan bu tablo bile insanın kanını donduruyor. Geçmiş yıllarda yapılmış bazı lokal araştırmalar bulunuyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin çatısı altında öğretim üyelerinden oluşan Ankara Çocuk Koruma Birimi'nin araştırmasına göre, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne 2005 yılında gelen vaka sayısı 17. 2010'da ise bu sayı 34'e yükselmiş. Cinsel istismarı sorgulayan lokal çalışmalara göre üniversiteye giden öğrencilerin yüzde 10 ila 44'ünün çocukken cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıkmış. Gelen vakalara göre bunların yüzde 60'ı kız, yüzde 40'ı erkek. İzmir'de hekimlerin ve sosyal hizmet uzmanlarının oluşturduğu Çocuk İstismarı Komisyonu'na göre ise Türkiye genelinde yılda 7 bine ulaşan sonuçlar elde edilmiş. Ancak fark edilmeyenler ile fark edilse bile gizlenenler de dikkate alındığında ortaya bir dehşet tablosu çıkıyor. Son beş yılda ıslah evlerinden ve büyük cezaevlerinin sübyan koğuşlarından adliyeye yansıyan tecavüz vakalarının sayısı ise 250. Yatılı pansiyonlu okullarda, çocuk yuvalarında ve Yatılı ilköğretim Bölge Okulları'nda YİBO personelin, müdür yardımcılarının, öğretmenlerin ve esnafın cinsel istismarına uğradığı için medyada yer alan ve adliyeye yansıyan olay sayısı sadece 2009 yılında 200 civarında. 2001'de yıllık 2 bin-2 bin 100 aralığında olan çocuklara tecavüz suçu her yıl artmış. Bu rakam 2010 yılında 7 bine kadar çıkmış. Edirne'de 14 yaşındaki sağır ve dilsiz tecavüz sonucu hamileliği daha birkaç gün önce gündeme düştü. Öncesinden de gündeme gelen diye kısaltmalarla anılan küçük yaşta ağır bedeller ödeyen çocuklar hala hafızalardaki yerini koruyor. Uluslararası Çocuk İstismarı ve İhmali Derneği'nin 19. Uluslararası Kongresi'ne başkanlık eden Prof. Dr. Figen Şahin, çocuk istismarının Türkiye'deki verilerine dikkat çekiyor. Şahin, Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, çocuklara karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili davaların sayısı, 2009 yılında 13 bin 812, 2010 yılında 17 bin 241 ve 2011 yılında ise 18 bin 334 oldu. Bu da 2011 yılındaki toplam 24 bin cinsel saldırı suçunun yaklaşık yüzde 70’i. Yine bazı kaynaklara göre son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı Türkiye'de 250 bin. SÖZLEŞME VAR AMA... Bugün dünyanın hemen hemen her ülkesince kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türk devleti tarafından da 1990'da imzalandı, 1995 yılında ise Bakanlar Kurulu'nca onaylanarak yürürlüğe girdi.. 54 maddesi bulunan bu sözleşmenin 19. maddesi çocuğun şiddetten korunma hakkı ile ilgili. Uzmanlar, çocuk istismarı ve ihmalinin önlenebilmesi için doktor, hemşire, sosyal hizmet uzmanı ve psikolojik danışmanlardan oluşan ekiplerin oluşturulması; konuyla ilgili olan kurumlar arasında gerekli koordinasyon ve işbirliğinin sağlanması; kreş, çocuk bakımevi ve sosyal hizmet kurumlarının geliştirilmesi, kitle iletişim araçlarında konuya daha fazla yer verilerek anne, baba ve çocukların bilgilendirilmesi ve konunun gündemde tutulmasının acil bir gereksinim olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, çocuklara yönelik istismar ve şiddet davalarında en ağır suçların verilmesinin de caydırıcı ve önleyici olması bakımından önemli olduğunu belirtiyor. Aile içi, tanıdık veya herhangi birileri tarafından istismara uğrayan çocuklar için de, durumun erken fark edilmesinin vahim sonuçların doğmasını bir nebze olsun azaltabildiğini de hatırlatan uzmanlar ailelere şu uyarılarda bulunuyor "Çocuğunuzun istismara uğradığını anlayabilmek için, davranışlarına dikkat etmelisiniz. Aslında her çocuk yaşadıklarının sinyallerini farklı şekillerde verir. Ani davranış bozuklukları, hareketlerinde keskin farklılıklar, altını ıslatması, aşırı korku, uyku ve yeme bozuklukları aileyi harekete geçirmesi gereken önemli sinyaller."ETHA Bu yazı alınmıştır. Çocuğa Yönelik İhmal ve İstismar Çocuk istismarı ve ihmali; ana, baba ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümüdür. Bu eylem ya da eylemsizliklerin sonucu olarak çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur. Çocuğa Yönelik İhmal ve İstismar Çocuk istismarı ve ihmali; ana, baba ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümüdür. Bu eylem ya da eylemsizliklerin sonucu olarak çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur. Çocuk istismarı; fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar olarak, çocuk ihmali ise fiziksel ya da duygusal ihmal olarak ayrılmaktadır. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil, toplumu, sosyal kuruluşları, yasal sistemleri, eğitim sistemini ve iş alanlarını da etkileyen toplumsal bir sorundur. Çocuğa yönelik ihmal, çocuklara yapılan kötü muamelenin en yaygın şeklidir. İhmal, çocuk istismarı kadar görünür bir yara ve iz bırakmadığı için istismar kadar dikkat çekmez, fark edilmez ve çoğunlukla da ihbar edilmez. Ancak ihmal de, çocukta istismar kadar uzun ve kalıcı hasarlara yol açabilir. Çocuğa Yönelik İhmal Çocuğa yönelik ihmal, ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin; çocuğun yiyecek, barınma, tıbbi bakım, ilgi gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaması, bakım yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. 1-Fiziksel ihmal Ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamamasıdır. Yiyecek vermemek, temizliğine dikkat etmemek, hava şartlarına uygun kıyafet giydirmemek, doktora götürmemek, fiziksel ihmal örnekleridir. 2-Psikolojik ihmal Ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun psikolojik ihtiyaçlarını karşılamaması, çocuğu ihtiyaç duyduğu sevgi, ilgi ve bakımdan mahrum bırakmasıdır. Çocuklar, sağlıklı bir ruhsal gelişim için korunmaya, değer ve ilgi görmeye, güven duymaya ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaçların yeterli ölçüde ve tutarlı bir şekilde karşılanmaması, psikolojik ihmaldir. Bir Çocuğun İhmal Edildiğini Nasıl Anlarız? Okuldan sık sık uzak kalıyorsa, Yemek ve para için dilencilik yapıyor veya çalıyorsa, İhtiyacı olan doktordan mahrum kalıyorsa, Sürekli pis giyiniyor ve kötü kokuyorsa, Vücudu aşırı derecede zayıf düşmüşse, Kendi kendine zarar veriyorsa, Alkol ve diğer uyuşturucuları kullanıyorsa, Evinde ona bakan kimse bulunmadığını belirtiyorsa çocuğun ihmale maruz kaldığını düşünebiliriz. İhmalin Çocuklar Üzerindeki Etkileri Yalnızlık, güvensizlik ve korunmasızlık hissi Öğrenme güçlüğü Davranış problemleri Yaşıtlarıyla ve çevreyle iletişimde başarısızlık Ölüme kadar varabilen sağlık problemleri İlgi görebilmek için sağlık problemi yaratma eğilimi, fiziksel şikayetler Gelişim geriliği Yemek istifleme alışkanlığı Eşya ve madde bağımlılığı Çocukluğunda İhmale Maruz Kalmış Bireylerde Gelecekte Şu Etkiler Gözlemlenebilir Topluma ve kendine güven eksikliği Kendine zarar verme ve intihar eğilimi Depresyon Duygularını yönetmede ve sosyal ilişkilerde zorlanma Şiddet eğilimi Bağımlılıklara yatkınlık alkol, madde, kumar, alışveriş vb gibi Çocuk İhmali Olasılığını Artıran Nedenler Nelerdir? Eğitim eksikliği, gelenekler, tabular, erkek egemen sistem Yetersiz sosyo-ekonomik koşullar Yetersiz sosyal destek Şiddet uygulamalarını destekleyen veya hoş gören inançlar Uygunsuz kişilerin örnek alınması Ebeveyn veya bakıcıların geçmişte görmüş oldukları kötü muamele Ebeveyn veya bakıcıların madde bağımlılığı Ebeveyn veya bakıcıların çocuk gelişimi ile ilgili yetersiz bilgileri Ebeveynlerin çok genç yaşta anne-baba olmaları Ebeveynlerin aile içi şiddet yaşıyor olmaları Ailelerdeki yüksek günlük stres düzeyi En Çok Hangi Çocuklar İhmale Maruz Kalır? 0-3 yaş arası çocuklar Hasta veya özürlü çocuklar Kız çocukları Çocuğa Yönelik İstismar Çocuğa yönelik istismar, aile ilişkilerinde veya yakın ilişkilerde yaygın olarak görülen bir şiddet türüdür. İstismar, ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin çocuğun fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini engelleyecek, beden ve ruh sağlığına zarar verecek şekilde davranmasıdır. 1-Fiziksel istismar Ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun bedenine zarar verecek şekilde davranmasıdır. Fiziksel istismar çocuk istismarının en çok görünen ve yaygın şekilde fark edilen biçimidir. Bazı Fiziksel Göstergeler Açıklanamayan yara, bere ve darbe izleri Örneğin yüzde, dudakta ve vücudun çeşitli yerlerinde morluklar, ezikler, ısırık izleri, kemer ve ip gibi nesnelerin izleri, tekrarlayan izler, açıklanamayan yanıklar Örneğin vücutta sigara, puro yanıkları ,açıklanamayan kırıklar, çıkıklar, kafa derisinde saç kaybı. Bazı Davranışsal Göstergeler • Cezalandırmayı hak ettiği yönündeki tutum • Yetişkinler ile iletişim kurmaktan sakınma • Ebeveynden korkma • Eve gitmekten korkma • Ebeveyn tarafından bildirilen yaralanmalar • Kendi kendine zarar veren davranışlar • Aşırı derecede çekingen ya da saldırgan davranışlar • Fiziksel temastan rahatsız olma • Ağrı şikayetleri ya da rahatsız hareketler • İklim şartlarına uygun olmayan ve vücudu saklamak için giyilen giysiler • Diğer çocukların ağlamasına duyarlı olma • Okula erken gitme, okuldan geç ayrılma • Evden kaçma ergenlerde • Sosyal işlevsellik alanında sorunlar • Yakın ilişki kurmada zorluklar • Çatışmalı, duygusal yoğunluğu az, yoğun öfke ilişkileri kurma • Uyum problemleri Bazı Bilişsel ve Akademik Göstergeler Gelişimsel bozukluklar Yaşı ve yaşıtları düzeyinde algılama, kavrama, dikkatini yoğunlaştırmada zorluklar gibi • Okul başarısında düşme Uzun ve kısa dönemli psikolojik sonuçları • İzolasyon Toplumdan ve sosyal alanlardan kendini soyutlama • Korku • Güven Kaybı • Depresyon ve kaygı • İlişki kurmada ve sürdürmede güçlük • Yeme bozuklukları Aşırı kilo kaybı, aşırı kilo alımı, yeme sonrası kusma vb • Travma sonrası stres bozukluğu Gevşeme ve rahatlamada zorluk, uyku problemleri, çaresizlik, umutsuzluk, öfke, suçluluk, utanç, ilgisizlik, dalgınlık, dikkat problemleri, hafıza problemleri vb Uzun ve kısa dönem davranışsal sonuçları • Suçluluk • Genç yaşta, istenmeyen hamilelik • Uyuşturucu kullanımı • Düşük akademik başarı Okul başarısında, ders notlarında, dikkat yoğun luğunda düşüş • Suç davranışlarına, şiddet suçlarına, alkol ve diğer uyuşturucu bağımlılıklarına ve kötü niyetli davranışlara yüksek oranda eğilim gösterme 2- Duygusal istismar Ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin; çocuğu azarlaması, tehdit etmesi, utandırması, küçüksemesi, çocuğun kendine olan saygı ve güvenini zedeleyecek şekilde davranmasıdır. Çocuğa duygusal olarak yokmuş gibi davranılması, ihtiyaç duyduğu sevgi, ilgi ve yakınlığın gösterilmemesi, bunun aksine çocuğun, gelişimini bozan her türlü aşağılama, reddetme, suçlama vb gibi söz ve davranışlara maruz kalmasıdır. Çocuk sadece duygusal istismara ya da aynı zamanda fiziksel ve/ya cinsel istismara maruz kalıyor olabilir. Fiziksel göstergeler • Konuşma ya da diğer iletişim bozuklukları •Fiziksel gelişimin yavaşlaması • Çocukta var olan astım ya da alerji gibi bazı hastalıkların şiddetlenmesi • Madde bağımlılığı Davranışsal göstergeler • Alışkanlık bozuklukları Parmak emme, sallanma vb. gibi • Suç işleme de dahil olmak üzere anti-sosyal ve yıkıcı davranışlar • Nevrotik özellikler Uyku bozuklukları, oyun oynamada tutukluluk • Pasiflik ya da saldırganlık gibi aşırı davranışlar • Gelişimsel gecikmeler • Davranış bozuklukları şikâyet etme, pasiflik, saldırganlık vb • Aşırı uyum sorunları • Kendine zarar verici davranışlar ya da intihar düşünceleri Unutmayın! Çocuğun duygusal istismara maruz kaldığını fark etmek zor olabilir. Çünkü çocukta herhangi bir yara bere izi yoktur ya da çok düzgün bir biçimde giyinir ve beslenir. Ayrıca bunun normal olduğunu düşünen çocuk da duygusal istismara uğradığına dair herhangi bir açıklama yapmayabilir. Duygusal göstergeler•Sosyal ilişkilerini etkileme •Yaşının gerektirdiği şekilde davranamama Bilişsel/Akademik göstergeler Çocuğun öğrenme, algılama, dikkat yoğunluğu vb gibi becerilerinde düşüş 3-Cinsel istismar Ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, kendi cinsel isteklerini tatmin etmek için çocuğu kullanması, çocuk üzerinde güç kullanarak, çocuğu korkutarak, tehdit ederek, kandırarak veya ikna ederek çocukla cinsel yakınlık kurmaya çaba göstermesi ve cinsel haz almasıdır. Fiziksel temas içermeyen cinsel içerikli konuşma, teşhircilik, röntgencilik, çocuğa cinsel içerikli film vb. gösterme/izletme, cinsel ilişkiye tanık olmaya zorlama, çocukla cinsel ilişki kurma, çocuğa zorla dokunma, çocuğun dokunması için zorlama, çocuğa sürtünme, çocuğu pornografik yayınlarda kullanma, çocuğu fuhuşa veya evlenmeye zorlama cinsel istismar örnekleridir. Sosyal medya ve çeşitli teknolojik uygulamalar aracılığıyla çocuğu kontrol etme ya da cinsel ve duygusal istismar etme amaçlı ilişki kurulması da oldukça yaygındır. İzinli veya izinsiz çocukla bu şekilde kurulan ilişki biçimleri istismardır. Fiziksel göstergeler • Yürüme ve oturmada zorluk çekme • Yırtılmış, lekeli veya kanlı iç çamaşırları. • Genital bölgede acı, şişkinlik, kızarıklık, kanama ya da kaşıntı. • İdrar yaparken acı çekme • Genital bölgenin dışında bereler, kanama ya da yırtılmalar olması • Cinsel yolla bulaşan hastalığın tespiti Davranışsal göstergeler • Uygun olmayan cinsel oyunlar veya ileri derecede cinsel bilgi sahibi olma ve rastgele cinsel ilişki kurma. • Histeri, duygularını kontrol edememe • Okulda beklenmedik zorlanmalar • Uzaklaşma ve depresyon • Kardeş rekabetinde aşırı üzülme • Akranlarla ilişkilerde zorluk ve onlarla ilişkiden çekinme • Kendi kendine sosyal tecrit oluşturma • Fiziksel temas veya yakınlıktan kaçınma • Ani ve aşırı kilo değişimi zayıflama ya da şişmanlama • Belli yerlerden ve kişilerden çok fazla korkma • Tanıdık bir yetişkinden kaçma ya da kaçınma davranışı sergileme • Çocuğun ifadesi Duygusal göstergeler Cinsel istismar, çocuğun güven duygusunun yıkılmasında çok büyük tahribatlara yol açar. Bundan başka, istismarcı çocuğu sürekli sessiz kalması için yönlendirir bu bizim küçük sırrımız gibi ya da tehdit eder. Bu yönlendirme çocuğun anlama kabiliyetini aşan bir durumdur. Çocuk bir dizi duygusal tepkiler verir Kendine ve yakınlarına güvensiz davranma, içe kapanma, kendini suçlama benim hatam, utanç, depresyon, kaygı, ruhsal gelgitler, öfke tepkileri, uyum problemleri gibi. Bilişsel/Gelişimsel/Akademik göstergeler • Öğrenme güçlüğü • Dağılmış ilgi-dikkat eksikliği • Akademik başarısızlık Uzun ve kısa süreli psikolojik etkileri • Travma sonrası stres bozukluğu gösterme • Kabuslar • Fobiler-korku tepkileri• Uyku bozuklukları • İçe kapanma • Dikkat eksikliği • Tuvalet alışkanlıklarında problemler, gerilemeler, gecikmeler• Aşırı fantezi kurma • Uyurgezerlik Unutmayın! Cinsel istismarın en güçlü göstergelerinden biri, çocuğun ifadesidir. Çocuk cinsel istismara uğradığını söylüyorsa, bunu ciddiye alın. Çocuğun iyiliği ve onu korumak için kuşkularınızı bir kenara bırakın. Bir Çocuk İstismar Edildiğini Açıklarsa Çocukla Nasıl İletişim Kurulmalıdır? Çocukla bire bir konuşmak için özel bir mekan bulun. Bu mekan,konuşmanızın kesilmeyeceğinden emin olacağınız bir yer olsun. Siz masanın arkasında çocuk da karşınızda sandalyede oturmasın. Onu sakinleştirmek için çocuğun yanına oturun. Çocuktan izin almadan ona dokunmayın. İzinsiz dokunmanız ona istismar olayını hatırlatabilir. Çocuğu açıklıkla ve sakince dinleyin. Çocuk sizinle istismarı paylaşırken tepkileriniz hayati önem taşımaktadır. Bu esnada duygularınızı, mimiklerinizi ve beden dilinizi kontrol edin. Çocuğun size anlatacakları ve muayene sonucu görecekleriniz sizi şok edebilir. Gördüklerinizi ve duyduklarınızı sakin karşılayabilmeniz çocuğu desteklemek için önemlidir. Çocuğu dinleyin ve kendisi için önemli olan konuları siz herhangi bir soru sormadan anlatmasına izin verin. Tüm ilginizi çocuğa çocuğun sizinle sır olarak paylaşmak istediği şey bir istismar olmayabilir. Ebeveynlerin boşanma süreci, ilişki problemi ve veya farklı nedenlerden dolayı yaşadığı ruhsal zorluklar olabilir. Yönlendirici olmadan kendini rahat ifade etmesine izin vermek gerekir. Çocuğun dilinden konuşun Çocuğun anlayamayacağı kelimeleri kullanmayın. Çocuğun yaşadıklarını paylaşırken kullandığı kelimeleri kullanın. Bu özellikle cinsel istismarla ilgili konuşmalarda çok önemlidir Çocuğa anlaşıldığı duygusunu yaşatır. Çocuğu yaşadığı olayları anlatması için cesaretlendirin Yaşadığı olayları anlatması için ona destek olun fakat vermek istemediği ayrıntılar için asla zorlamayın, baskı yapmayın ve yönlendirmeyin. Çocuk yaşadıklarını sizinle paylaşırken ona şunları söyleyin “ Sana inanıyorum”, “Bana söylediğine çok memnun oldum”, “Bu senin hatan değil”, “İstismar doğru bir şey değil”. Çocuğa açıklama yaparak mümkünse çocukla görüşmenizi kaydedin Çocuğun anlattığı olayları ve kelimeleri yazın. Eğer bu çocuğu olumsuz etkileyecekse veya etkiliyorsa devam etmeyin. Çocuğu, yaşadığı istismarı paylaştığı için takdir edin. Eğer çocuk dolaylı bir şekilde istismardan söz ediyorsa örneğin; birinin başına geldi gibi, ço cuğu yaşadıklarını anlatması yönünde teşvik edin. İstismarı bildirmek için okul/kuruluş ya da yerel çocuk koruma kurumlarına/ yetkililere rehber öğretmene haber verin. Gizliliğe saygı gösterin İstismar olayını okulda bu konuda sorumlu kişi dışında başka biriyle konuşmayın. Bunu böyle yapacağınızın bilgisini çocuğa da verin. Çocuğa Yönelik İstismarın Farkına Varmak Neden Zordur? Çocuğa yönelik istismarın farkına varılamamasının nedenleri arasında şunlar sayılabilir Çocuğa yönelik fiziksel istismarının faillerinin % 75’i ebeveynler, % 15’i diğer akrabalardır.1 Bu nedenle, çocuğu sağlık kuruluşuna getiren kişi, aynı zamanda çocuğa şiddet uygulayan kişi olabilir. Şiddet uygulayan kişi, çocuktaki fiziksel hasarın nedenini anlatırken, istismarı gizlemeye çalışır. Toplumun aile ve cinsellikle ilgili tabulaşmış düşüncelerinin olması, çocukların yaşadıkları istismarı kimseyle paylaşamamalarına ve sessiz kalmalarına yol açar. “Aile kutsaldır”, “Cinsellik ayıptır”, “Büyük sözü dinlenir” gibi toplumsal ahlaki söylemler istismara maruz kalan çocuğu susturur, şiddet uygulayan kişiyi ise güçlendirir. Şiddet uygulayan kişi, çocuğun sessiz kalması, yaşadıklarını kimseye anlatmaması için çocuğa baskı uygulayabilir, onu tehdit edebilir sevdiği kişilere zarar vermekle, öldürmekle, yurda göndermekle vb ve korkutabilir. Çocuk, yaşadıklarını anlatırsa, şiddet uygulayan kişi tarafından cezalandırılmaktan korkabilir. Çocuk, istismar nedeniyle kendini suçlu hissedebilir. İstismarın, hak ettiği bir ceza olduğunu ve kendi davranışlarının bir sonucu olduğunu düşünebilir. Şiddet uygulayan kişi, çocuğu etkilemek ve yönlendirmek için çocuğun kendini özel hissetmesini sağlamaya çalışabilir. Çocukla ilgilenir, iltifat eder, çocuğun ihtiyaçlarını önemsiyormuş gibi davranabilir. Bu nedenle, çocuğun kafası karışır. İstismar, çocuğun içine kapanmasına neden olabilir. Dışarıdan gözlemlendiğinde çocukta belirgin şekilde olumsuz/problemli davranış ve tutumlar görülmeyebilir. Bu durumda, çocuğa bakmakla yükümlü olan veya çocukla çalışan yetişkinlerÖğretmen, rehber öğretmen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, pedagog vb, çocuğun istismara maruz kaldığını düşünmeyebilirler, çocuğun içine kapanıklığını doğru yorumlamayabilirler, çocuğun verdiği gösterdiği değişikliği gözden kaçırabilirler. Çocuk içine kapanarak utanç, suçluluk, öfke gibi yoğun duygularını bastırmaya çalışıyordur. İstismar, çevresindeki yetişkinler tarafından fark edilmediğinde çocuk çaresiz kaldığı için böyle davranmak zorunda kalır. İstismara maruz kalmış bir çocukla çalışan Örneğin, öğretmen, rehber öğretmen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, pedagog yetişkinlerin istismarı tanıyabilecek yeterli farkındalıkları ve eğitimleri olmayabilir, bağlı oldukları kurumun süreci doğru işleteceğine güven duymayabilirler veya toplum, aile, cinsellik konularında sahip oldukları tabuları nedeniyle istismarı görmezden gelebilirler, çocuktan yana davranmayabilirler. Çocuk İstismarından / İhmalinden Kuşkulanıyor ya da Bunu Biliyorsanız Neler Yapabilirsiniz? Bir çocuğun istismara maruz kaldığına tanık olmuş veya bunu duymuşsanız ya da mesleğiniz Doktor, sosyal hizmet uzmanı, rehber öğretmen, öğretmen, aile hekimi, psikolog, okul müdürü vb nedeniyle size başvurulmuşsa , öncelikle bunu KESİNLİKLE CİDDİYE ALMALISINIZ! İSTİSMARIN DURDURULMASI VE ÇOCUĞUN KORUNMASI, YASAL BİR ZORUNLULUKTUR. 2 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na göre bildirim yükümlülüğü olan meslek elemanları öğretmen, doktor, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, polis vb dışında da her birey çocuk istismar şüphesini bildirebilir, bildirmelidir. Bildirim bir suçlama değildir; düşüncenin dile getirilmesi ve çocuğun durumunun soruşturulup değerlendirilmesi için yapılmış bir taleptir. Kimliğinizi açıklamayı istemeyebilirsiniz, fakat kimliğinizi açıklamanız ihbarınızın daha güvenilir ve daha yararlı olmasını sağlayabilir. Çocuğun ihmal edildiğini ancak istismar edilmediğini ve ailesinin/bakım verenlerin; ekonomik/sosyal yetersizlikler nedeniyle çocuğa yeterli bakım sağlayamadıklarını gözlemliyor olabilirsiniz. Bu durumda da aileye destek alabileceği kurumların bilgisini verebilirsiniz. Ancak ailenin ihmal davranışları devam edebileceği için “başvuru merkezleri” ne bildirebilirsiniz. Böylece yetkililerin sosyal inceleme yapması ve çocukla ilgili inceleme başlatmasını sağlamış olursunuz. Çocuk şube Müdürlüğü’nde çocuğun ifadesinin kamera eşliğinde ve pedagog/psikolog ve avukat eşliğinde alınması CMK 236. maddede yer almaktadır. Bu konuda çocukla birlikte giden kişinin ısrarcı olması, yasaları hatırlatması gerekebilir. Kamera yok ise en yakın kamerası olan çocuk şube müdürlüğüne gönderilmesi veya savcılıktan Çocuk İzleme Merkezi’nde ÇİM çocuğun ifadesinin alınmasını istemek gerekmektedir. Bu yöntem çocuğun sadece bir kez ifadesinin alınmasını, defalarca ifade vererek tekrar travma yaşamasının önüne geçmek için çok önemlidir. CMK 236. Maddesi’nin 3. Bentleri’ne göre2İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.3 Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan diğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur. Bunlar hakkında bilirkişilere ilişkin hükümler uygulanır. Kimler İstismar Bildiriminde Bulunabilir? Tanık olan her birey Öğretmen Sağlık personeli SHÇEK personeli Müftülük personeli Muhtar, kaymakam, vali Polis, Jandarma Meslek örgütleri Sivil Toplum kuruluşu çalışanları Aile bireyleri Çocuğun kendisi Çocuk İstismarı veya İhmalini Nasıl İhbar Edebilirsiniz? Eğer bir çocuğun zarar gördüğünden şüpheleniyorsanız, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ya da çocuk polisi/karakollar, cumhuriyet savcıları ve çocuk izlem merkezi olan hastane ve kurumlarla iletişime geçerek ihbar edin. Çocuğun ihtiyaç duyabileceği destekleri, bu konuda yetki ve sorumluluğu olan görevlilerin vermesine aracı olun. İstismarı, aşağıda yer alan “başvuru merkezleri” başlığı atındaki birimlere ihbar edebilir, mümkünse gerekli yerlere çocuğun ulaşımını sağlayabilir veya çocuğu götürebilecek güvenilir bir yetişkini yönlendirebilirsiniz. Bu başvuru merkezlerinde ya da hastanelerde gerekli görüşmelerin yapılmasının ardından görevli kişiler istismarı savcılığa bildirir. Çocuğun istismar edildiği ortamdan ve istismarcıdan uzaklaştırılması ve güvenliğinin sağlanması en öncelikli adımdır. İstismarı Bildirmek İçin Aradığınızda Aşağıdaki Özel Bilgiler Sorulabilir Bu soruların bildiğiniz kadarına yanıt verebilirsiniz, herhangi bir kanıt sunmak zorunda değilsiniz Çocuğun adı ve yerleşimi Şüpheli failin adı ve çocukla yakınlık derecesi İstismar veya ihmale ilişkin neler gördüğünüzü veya duyduğunuzu İstismar hakkında bilgisi olan diğer kişilerin adları Sizin adınız ve telefon numar anız !Çocuk istismarı ve ihmali konusunda ihbar edilen ailelere, bildirimde bulunanların adları açıklanmaz. Cinsel İstismardan Şüpheniz Var Ama İhbardan Önce Danışmanlık Almak İstiyorsanız Ön inceleme Sosyal İnceleme ve Adli Tıp Uzmanı ile ön görüşme yapılması için çocuğu Çocuk İzleme Merkezi’ne ÇİM götürebilir ya da götürülmesini sağlayabilirsiniz. Eğer şüphe doğrulanırsa ÇİM savcılığa haber verir, doğrulanmazsa çocuk psikiyatrisi ve Sosyal Hizmetleri arar. 3 Cinsel İstismar ile İlgili Doğrular ve Yanlışlar 4 YANLIŞ DOĞRU Çocukların hayal güçleri çok geniştir. O nedenle, cinsel istismarı uydururlar. Çocuklar bu konuda yalan söylemezler. İlk kural çocuğa inanmak olmalıdır. Sadece düşük sosyo-ekonomik düzeyden gelen, evden kaçan, ihmal edilen çocuklar cinsel istismara uğrar. Her sosyo-ekonomik düzeyden ve her sosyo-kültürel gruptan gelen çocuklar, cinsel istismara maruz kalabilir. Parklar, ıssız sokaklar, karanlık yerler, boş inşaat alanları tehlikeli bölgelerdir ve istismar buralarda gerçekleşir. İstismarın olduğu yer, genellikle ev, mahalle, okul, ev ile okul arasındaki yol gibi çocuğun içinde bulunduğu yakın çevredir. İstismar eden kişiler çoğunlukla yaşlı, yabancı, kötü görünüşlü erkeklerdir. İstismar eden kişiler çoğunlukla 20-40 yaşları arasında, tanıdık, evli ve çocuklu erkeklerdir. Başvuru merkezleri ALO 183 Sosyal Destek Hattı 7 gün 24 saat hizmet vermektedir. ALO 155 Polis En yakın çocuk polis şubesi Jandarma çocuk ve kadın kısım amirliği 156 Çocuk İzlem Merkezleri ÇİM 0212 4041500 ÇİM’ler,her il için ayrı olmak üzere, Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, kurumlar bünyesinde kurulması planlanan, cinsel istismara uğrama şüphesi altındaki mağdur çocukların ifade alma, adli muayene ve diğer her türlü soruşturma işlemlerinin tek merkezde yapılması için planlanan yerlere verilen addır. Bu merkezde çocuk işlemler bitene kadar ihtiyaç halinde bir gece misafir edilebiliyor. Burada barınma, beslenme, giyim, sağlık ve güvenlik ihtiyacı karşılanabiliyor. ÇİM’de Adli tıp uzmanı, psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, hemşireden oluşan bir ekip vardır. Ayrıca çocuk psikiyatristi ve çocuk hekimi de hizmet vermektedir. Başvuru ve ihbar durumunda çocuk amirlikleri ve savcılık kanalıyla ÇİM’lere yönlendirilme yapılması önerilmektedir. Ancak ÇİM’ler henüz tüm şehirlerde ve hastanelerde bulunmamaktadır. İstanbul’da şu an işler durumda olan ÇİM’ler aşağıdaki gibidir Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi 0212 4041500 Bakırköy Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi 02124091515 2656 Şişli Etfal Hastanesi ÇİM 02123735396/97 Çocukları İstismardan Korumak ve Çocuk İstismarıyla Mücadele Etmek İçin Neler Yapılmalı? Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 1990 yılında imzalandı ve Sözleşme 1995’te yürürlüğe girdi. Sözleşmenin temel ilkeleri, ayrım gözetmeme, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, katılım hakkıdır. Türkiye, Sözleşmede belirtilen hakların ulusal yasalar tarafından korunmasıyla yükümlüdür. Ayrıca Türkiye, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki BM Çocuk Haklarına dair Sözleşmenin Baş­vuru Usulüne İlişkin İhtiyari Protokolü’nü, 24 Eylül 2012 tarihinde imzalamış, Protokolün onaylanmasına iliş­kin kanun tasarısı hazırlanmış ancak halen onaylamamıştır. Protokole taraf olan ülkeler çocuk haklarına ilişkin ihlallerde bulunması durumunda BM’ye bireysel olarak şikayet edilebilecektir. Bu ise, çocuk haklarının korunması için önemli bir uluslararası başvuru mekanizması olacaktır. 2005 yılında yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da, korunma ihtiyacı olan, suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına ilişkin temel ilkeleri, koruyucu ve destekleyici tedbirleri düzenlemektedir. Devletin yetkili kurumlarının çocuk ihmalini ve istismarını önleme konusunda ulusal eylem planı olmalı, başta devlet kurumları olmak üzere denetleme, izleme mekanizması olmalıdır. Çocuk odaklı, eşit, bilimsel, laik politika yapılmasını teşvik ederek koruyucu, önleyici, destekleyici çalışmalar sürdürmelidir. Çocuğun çevresindeki yetişkinlerin çocuğa sevgi ve ilgi gösterirken çocuğun beden sınırlarına saygı duyması gerekir. Çocuk; birini öpmesi, kucağına oturması, sarılması için zorlanmamalı, çocuğun bedeninin çocuğa ait olduğu kabul edilmeli ve bu, çocuğa hissettirilmelidir. Çocuklar ve gençler; cinsellik, kendi bedenlerini koruma, iyi ve kötü dokunuşu ayırt etme, yardım isteme, kendini ifade etme konularında desteklenmeli, bilgilendirilmelidirler. Çocuklara, beden sınırlarını koruma ve kim olursa olsun “hayır” deme hakkına sahip olduğu söylenmelidir. Bu konuda çocuklara, ailelere, topluma yönelik çocuk hakları, pozitif ebeveynlik, cinsel eğitim, cinsel sağlık, cinsiyet eşitliği gibi eğitimler sürekli uygulanmalıdır. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi, öğretmenlik, aile ve tüketici bilimleri ve sosyal hizmet alanlarında eğitim alan öğrencilerin çocuk istismarı, ihbar prosedürü konusunda bilgilendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması gereklidir. Sosyal medya, telefon, tablet gibi dijital araçlar genellikle yabancılar tarafından çocukları istismar etme amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır. Yetişkinler bu dijital araçların güvenli kullanımıyla ilgili çocukları bilgilendirmelidir. Gerekirse bu bilgileri eğitim kurumları, toplum merkezleri, danışmanlık merkezlerinden talep etmelidirler. Yararlanılacak Linkler İnsan Hakları Derneği Öğretmenler ve Aileler için Eğitim Kılavuzu Çocuk Koruma Kanunu Mevzuat Çocuk Hakları Bildirgesi http//pedagojiderne 1 üsun Çuhadaroğlu Çetin vd. ed., Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Temel Kitabı, Ankara Hekimler Yayın Birliği, 2008,Ayla Soykan Aysev, Yasemen Işık Taner Ed.,Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, 2007, s. 72 2 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 3 Okullarda istismara uğrayan çocuklara yönelik yapılması gerekenler konusunda için ayrıntılı bilgi için bkz 4 Ercüment Aksoy vd. , Adli Tıp Ders Notları Çocuk İstismarı ve İhlali, İstanbul Adli Tıp Uzmanları Derneği, 1999 Çocuk İhmalini ve İstismarını Önlemek Elimizde! Sessiz Kalma, Suca Ortak Olma! Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine göre çok daha zor olan “çocuk cinsel istismarı”, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanmaya devam ediyor. İnsanlar için bu konuda konuşmak zor olsa da, yetişkinler olarak bilgilenmenin ve çocukları da doğru şekilde bilgilendirmenin hayati önem taşıdığı bir gerçek. Çünkü, çocukları cinsel istismardan koruyabilmenin yolu, bu konu hakkında bilinçlenmekten geçiyor. Çocuk cinsel istismarı, bir yetişkinin kendi cinsel istek ve hazzı için çocuğu araç olarak kullanmasıdır. Bu istismar, çocuğun bedenine dokunarak da olabilir dokunmayarak da. Yani, çocuğun özel bölgeleri dediğimiz; göğsüne, kalçasına, genital bölgesine, dudaklarına dokunmak, okşamak, öpmek gibi eylemleri içerebilir. Ayrıca, bu eylemleri yetişkin, çocuktan kendisine yapmasını da isteyebilir. Dokunmanın olduğu en ileri aşama olan çocukla cinsel ilişkide bulunma yani tecavüz durumlarıyla da karşılaşabiliriz. Dokunma olmaksızın cinsel istismar ise, çocuğa pornografik materyaller izletmek, teşhircilik yapmak, röntgencilik yapmak, çocukla açık saçık konuşarak çocuğu tahrik etmeye çalışmak, açık-saçık fıkralar anlatmak, çocuğu müstehcen yayınlara konu etmek, çocuğa açık-saçık fotoğraflar göstermek, çocuğu fuhuşa itmek gibi eylemlerle gerçekleşir. Çocuklar her zaman bir yetişkin tarafından cinsel istismara mı uğrar? Hayır. Çocuklar bir başka çocuk/genç tarafından da cinsel istismara uğrayabilir. Ancak burada önemli bir ayrımdan bahsetmek gerekiyor. Çocuklar oyun oynamayı severler değil mi? Zaman zaman da cinsel içerikli oyunlar da oynayabilirler. Birbirine yakın yaşlardaki çocukların merak duygularına, kendilerini keşfetmeye dayanan oyunları, birbirlerine temasları çocuk cinsel istismarı olarak kabul edilmez. Ancak bu fark edildiği durumlarda da görmezden gelinebileceği anlamına gelmemelidir. Çünkü, çocukların yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun olmayan cinsel eylemleri deneyimlemeleri tercih edilen bir durum değildir. Oyun içeriğinin nereye varacağı ve yaşananların çocuğun aklını ne derece karıştıracağı ve bu durumun çocuğun cinsellik algısını nasıl etkileyeceği tam olarak bilinemez. Bu sebeple aileler bu konuda uyanık olmalılardır. Böyle bir durumla karşılaşırlarsa, “Hadi üstünüzü giyin, bakalım başka hangi oyunları oynayabilirsiniz” diyerek dikkatleri dağıtmalıdır. Burada asıl var olan cinsel istismar vurgusu, bir çocuğun diğer çocuk üzerinde en az 4-5 yaş büyük olmasına, güç olarak daha üstün ve yaşta küçük olan çocuk üzerinde kontrolü olmasına dayandırılır. Çocukları cinsel istismardan koruyabilmek için korkutmadan, yaşlarına uygun bir anlatımla onları bilinçlendirmek gerekmektedir. Bunun öncelikli adımı ise “Dokunma Kuralını” aktarabilmekten geçer. Bu kural şöyle ifade edilebilir. “Hiçbir kimse çocuğun özel bölgelerine dokunamaz ve kendisine dokunulmasını da isteyemez.” Nedir bu özel bölgeler; penis, vajina, göğüs, kalça ve dudaklar. Çocuklara kuralı anlatırken, çocukların kuralı daha kolay akılda tutabilmeleri veya sizlerin de çocuklara kuralı daha rahat ifade edebilmeniz için özel bölge yerine “iç çamaşırının” örttüğü bölgeler ifadesi de uygun olacaktır. Senin bedenin sana ait! Bu “sana ait” mesajının amacı; “Sana ait olan herhangi bir şeyi nasıl ki kimse izinsiz alamaz, kullanamaz, sana ait olan bedenindeki özel bölgelerine de kimse dokunamaz. Buna izin vermemek gerekir” Bu bilgiyi çocukların benimsemesini istiyoruz. Çocukların kendi bedenlerini koruyabilmeleri için kendi bedenlerini doğru bir şekilde tanımaları gerekir. Kendi bedenlerine ait organların isimlerini doğru isimlerle bilmeleri önemlidir. Çocuğun cinsel organının ismini bilmesi cinsel istismar açısından çocuğun ne tür bir davranışla karşılaştığını daha iyi anlaması ve sizlere veya uzmanlara daha doğru aktarmasını, dolayısıyla da duruma daha hızlı ve daha etkin müdahale edilebilmesini sağlar. Erkeklerin genital organlarına penis, kadınlarınkine de vajina denir. Lütfen aynen bu şekilde ifade edin. Şimdi dönelim yine dokunma kuralına Dokunma Kuralı İfade Örneği “Seni çok seviyoruz. Sen bizim için çok değerlisin. Senin bedenin de çok değerli. Bedenimizde bazı özel bölgelerimiz vardır. Gel bak resim üzerinden bu bölgelerimize bakalım. Kız çocuksa kız çocuk bedeninin resmi, erkek çocuksa da erkek çocuk bedeninin resmi üzerinden anlatılması gerekir. Bak burasına penis/vajina, buraya kalça, buraya göğüs, buraya dudaklar deniyor. Bu bölgeler senin özel bölgelerindir ve kimse senin bu bölgelerine dokunamaz. Herhangi biri senin bu bölgelerine dokunursa veya senden kendisine dokunmanı isterse bu uygun değildir, sen buna izin vermemeli ve hayır demelisin. Bu senin hakkın; çünkü bedenin sana ait. Ayrıca, bu sadece özel bölge olmak zorunda da değil; herhangi biri seni rahatsız edecek şekilde sana dokunursa, sana sarılırsa, yanağından makas alırsa, seni öperse bunu istemediğini de hayır diyerek ifade edebilirsin. Seni rahatsız eden her türlü davranışı, dokunuşu da “bana”, babana/annene rahatlıkla anlatabilirsin. Seni korumak annen baban olarak bizim görevimiz. Ayrıca eğer okuldaysan ve bana ulaşamadıysan güvendiğin, sevdiğin bir öğretmenine de rahatlıkla yaşadığın durumu söyleyebilirsin. Anlaştık mı?” Onu “rahatsız eden” her türlü davranışa, dokunuşa da hayır diyebilmeye hakkı olduğunu söylemek önemlidir. Çünkü çocuğa iyi niyetle sevgi göstermek için sarılmak, onu yanaktan öpmek doğaldır. Ancak bu esnada da çocuk rahatsız olursa ve kendisine o an birinin sarılmasını veya öpmesini istemezse yine “Hayır, istemiyorum” diyebilmelidir. Çocuk rahatsız hissettiği her tür dokunuşu, yaklaşımı da anne babasına veya sevdiği, güvendiği bir öğretmenine anlatabilmelidir. Ancak burada da eklenmesi gereken önemli bir husus vardır. “Biz annen ve baban veya biz senin yanındayken herhangi bir doktor senin sağlığın söz konusu olduğunda özel bölgene bakmak ve dokunmak zorunda kalabilir. Bu uygundur. Ama yine eğer bu esnada kendini rahatsız hissedersen bana da, babana da, doktora da, hayır’ demeye hakkın var unutma!” Yani sağlık sebebiyle özel bölgelere dokunmak durumunda kalan kişiler anne baba, doktor olsa bile bu esnada çocuk rahatsız olduysa, çocuk bu kişilere de “hayır” diyebilmelidir. Çocuğun öyle bir durumda öncelikle rahatlatılması gerekir. Daha sonra sağlık kontrolüne devam edilebilir. Şimdi ise, “yabancılarla olan iletişim” den bahsedelim. Aslında çocuklar için yabancı; çocuğun bilmediği, tanımadığı kimselerdir. Bunun dışında yabancıları korkunç göstermeye gerek yoktur; çünkü çocuğun etrafında tanımadığı birçok insan vardır ve olacaktır. Önemli olan tanımadığı kimselere karşı özellikle de yanında kendisiyle ilgilenecek bir yetişkin olmadığında, tekse veya arkadaşlarıylaysa “yabancıya karşı uyması gereken kurallar” olduğunu bilmesidir. Kurallar ne peki? Yabancıyla konuşmaması Yabancılardan ne olursa olsun hiçbir şey almaması ki bu aldığı şeyler çocuğa ait veya ailenize ait şeyler de olabilir. Yabancıyla hiçbir yere gitmemesi Ayrıca çocuğa yabancı tanımını yaparken “O kişi senin ismini söylese de, seni tanıdığını ifade etse de eğer sen onu tanımıyorsan o bir yabancıdır” diye belirtin. Ayrıca yabancıdan gelen yaklaşımlar çocuğu rahatsız etmeye başladığı anda da çocuğun yabancıyla konuşmadan o ortamdan uzaklaşmasını ve yolda bağırarak yardım istemesini, güvendiği bir yetişkine doğru ilerlemesini istediğinizi de çocuğunuza belirtin. Ayrıca cinsel istismarcılar çocukları yaşananları kimseye anlatmamaları için tehdit edebiliyorlar. Bu bizim aramızda bir sır diyebiliyorlar. Bu sebeple, Seni rahatsız eden, seni endişelendiren ve korkutan sırları tutmak uygun değil. Herhangi bir yetişkin seni rahatsız eden bir sır konusunda/özel bölgene dokunması konusunda sana “Bu bir sır, kimseye söyleme” derse, “yine de bunu çekinmeden bana veya güvendiğin bir yetişkine gelip söylemeni istiyorum” demek gerekir. Çocuk maruz kaldığı bir istismarı size anlatmak istediğinde sizin kuracağınız ifadelerin “uygunluğu” da çok çok değerli. Çocuğun bir yetişkine duyduğu “güven” hissi önemli değil mi? “Ona anlatırsam beni dinler, beni anlar, bana inanır demesi gerekir.” Bunları diyemezse o kişiye yaşadığını anlatmak için gidemez. Ayrıca “Suçlu sensindir, bana hikâye anlatma” ya da “sen rahat durmadın ondan oldu” gibi ifadeler de hiç uygun olmayan ifadelerdir. Onu dinleyin, onu anlayın ve ona inanarak onu suçlamadan onun yanında olacağınızı hissettirin. Şu cümleyi de unutmayın; “Çocuklar yaşadıkları istismar hakkında çok çok nadir yalan söylerler. O yüzden onların ifadeleri doğru kabul edilir ve yetişkinlerin yaptığı hataların sorumlusu çocuklar olamaz!” Ayrıca konuşma esnasında çocuğunuza “Kalçana dokundu mu? Sen ne yaptın? Bunun olmasına niye izin verdin? Niye daha önce söylemedin ki?” gibi sorular sormamalısınız! “Ne oldu, ne zaman ve nerede oldu, kiminle oldu” gibi soruları, doğru zamanı bekleyerek, çocuğun konuşma akışını bozmadan araya sıkıştırabilirsiniz. Onu dinledikten sonra ise, bu konuda bundan sonra incinmemesi için ve onun güvenliği için elinizden gelen ne varsa yapacağınızdan bahsetmeniz gerekir ancak bu esnada, süreç içerisinde yapacağınız spesifik eylemlerden bahsetmeyin çünkü eğer yapmayı düşündüğünüz o eylemleri yapamazsanız sözünüzde durmamış olursunuz. Bu da çocuğu olumsuz etkiler. Çocuklar verdiğiniz sözleri unutmazlar. Konuşmanın sonunda ise; “Bana yaşadıklarını anlattığın için seninle gurur duyuyorum, teşekkür ederim.” deyin. Her çocuk yaşadığı istismarı direkt paylaşmak istemeyebilir. Eğer son zamanlarda çocuk uyku problemi yaşıyor, saldırganlaştı veya içine kapandı, olaylarda birden bire irkiliyor, bir yakınınızı görmekten ısrarla kaçınıyorsa dikkat etmelisiniz. Okula sürekli erken gelip, okuldan sürekli geç çıkıyor, okul başarısında düşüş gözlemleniyorsa da dikkat etmelisiniz. Böyle bir şüphe durumunda çocuğa; “Son zamanlarda seni üzen, seni rahatsız eden herhangi bir olay oldu mu? Ya da seni rahatsız edecek şekilde sana dokunan, sana yaklaşan biri oldu mu? Benimle paylaşmanı isterim. Ya da “Bir şeyler seni rahatsız ediyor gibi gözüyor paylaşmak ister misin?” diyebilirsiniz. Makul bir istismar şüphesi varsa bunu bildirmeniz gerekir. Bunu saklamak, aman kimse duymasın diyerek konuyu kapatmaya çalışmak hiç doğru değildir. Öncelik çocuğun beden ve ruh sağlığı olmalıdır. Öncelikle derhal çocuğun/çocuğunuzun istismar eden kişiden uzaklaştırılması gerekir. Aynı ortamda bulundurulmamaları gerekir. Sonrasında da bu durumu acilen bildirmeniz gerekir. Eğer fiziksel muayene gerekiyorsa, çocuğun korkutulmadan uzman bir çocuk jinekoloğu tarafından bir defaya mahsus muayene edilmesi gerekebilir. Bildirim yapmanız gerekir dedik. Peki nereye? Emniyette bu konuyla ilgilenen çocuk polisleri vardır. Kendilerine ulaşıp durumu anlatıp onlardan yardım talep edebilirsiniz. Savcılığa Çocuk izlem merkezlerini arayarak yardım isteyebilirsiniz. Alo 183 yardım hattını arayabilirsiniz. Bu yardım hattı, aile, kadın, çocuk, yaşlı, engelli, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetler hakkında bilgilendirme ve yönlendirme yapan bir hattır. “Unutmayın sizin bir bildiriminiz, bir çocuğun hayatını kurtarabilir” Yazar Madalyon Kurumsal Psikoloji Odaklı Eğitim Merkezi Eğitim Psikoloğu Nil Ateşoğlu Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu ve cezası Cinsel istismar, kişinin kendisi istemediği halde karşı tarafın cinsel arzu ve isteklerine maruz kalması, alet edilmesi veya mecbur bırakılması durumudur. Çocuğun cinsel istismarı ise 18 yaşını doldurmamış çocuğun bedenine fiziksel temasta bulunma şeklinde cinsel davranışlar sergilenmesi ile oluşur. Mağdurun bedenine fiziksel bir temas olmaksızın laf atma, sözlü taciz vb. gibi durumlarda eylem cinsel istismar suçunu oluşturmayıp cinsel taciz suçunu oluşturacaktır. Cinsel taciz suçu ve cezası ile ilgili makalemize ulaşmak için tıklayınız. Cinsel istismar suçları açısından mağdur çocuğun yaşına göre iki kategoride ele alınmaktadır. 1- On beş yaşını tamamlamamış 15 yaşından küçük çocukların cinsel istismarı; TCK nın 103/1-a maddesinde on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı her türlü cinsel içerikli fiziksel davranış istismar olarak kabul edilmiştir. Mağdur çocuğun rızası olsa dahi, bu rıza kanun koyucu tarafından geçerli kabul edilmemektedir. 2-On beş yaşını tamamlamış 15-18 yaş arası çocuklar ve maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocukların cinsel istismarı; On beş yaşını tamamlamış ve maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların, cinsel istismar olarak nitelendirilebilmeleri için, fiilin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Çocuğun Basit Cinsel İstismarı Suçu Basit cinsel istismar suçu, çocuğun cinsel istismarı suçunun temel şekli olup çocuğun vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişki düzeyine varmayan cinsel davranışlar sergilenmesi ile oluşmaktadır. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Basit Cinsel İstismarı Suçu Sarkıntılık; cinsel isteğin tatmin amacıyla anlık ve belirli bir yoğunluğa ulaşmayan cinsel eylemlerin mağdurun bedenine fiziksel temas yoluyla uygulanması halinde oluşacaktır. Örneğin, cinsel amaçla kısa süreli dokunma, bir kere öpmek vb. gibi cinsel davranışlar sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu olarak kabul edilmektedir. Sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu ile basit cinsel istismar suçundaki en temel fark sarkıntılık fiilinin kesik ve ani bir eylemle mağdur çocuğun bedenine temas edilmesiyle, çocuğun basit cinsel istismarı suçunun temel şeklinin ise çocuğa karşı cinsel sömürü düzeyine varacak şekilde birbirini takip eden birden fazla davranış ile icra edilmesiyle oluşmasıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin tarih 2018/10820 E. ve 2019/9062 K. Sayılı içtihadı “Sanığın otobüste mağdurenin arkasına yaklaşarak bacaklarına ve kalçasına dokunmaktan ibaret eyleminin mevcut haliyle ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK’nın 103/ maddesine göre cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/ maddesi ile uygulama yapılması karşısında hükmün bozulması gerekirken, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır”. Çocuğun Cinsel İstismarı ile ilgili yasal mevzuat TCK nın 103. Maddesi “Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; a On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılır”. Çocuğa karşı Nitelikli Cinsel İstismar Suçu Çocuğun nitelikli cinsel saldırı suçu, TCK’nın 103/2 maddesinde vücuda “organ” veya “sair cisim sokulması” şeklinde düzenlenmiştir. Nitelikli halin uygulanması için vücuda vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin sokulması gerekir. Sair cisimden kastedilen her türlü metaryeldir. Nitelikli cinsel istismar suçunda vücuda “organ” veya “sair cisim sokulması cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir. TCK nın 103/2 maddesinde cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmedileceği mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise verilecek ceza on sekiz yıldan az olamayacaktır. Cinsel İstismar Suçlarında Hata Mağdurun Yaşında Yanılma Cinsel istismar suçlarında hata özellikle “mağdurun yaşı” hususunda failin esaslı hataya düşüp düşmediği noktasında uygulamada sıklıkla tartışılan bir husutur. Cinsel istismar suçlarında mağdurun yaşı hakkında yapılan hatanın, mazeret olarak ileri sürülebilmesi yaşından küçük ve 12 yaşından büyük mağdurun rızası ile cinsel ilişkiye girdiği ve yaşı konusunda faile gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu durumlarda mağdurun yaşı konusunda esaslı hataya düşen fail TCK hükmü uyarınca bu hatasından yararlanabilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun tarih ve 2013/749 E. 2015/277 Karar sayılı içtihadı “Fail, cinsel ilişkide bulunduğu mağdurenin 15 yaşını doldurmadığı halde, 15 yaşını doldurduğu düşüncesiyle mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunur ve şikayetçi olmayan mağdurenin yaşı konusundaki hatası esaslı, diğer bir ifadeyle kabul edilebilir bir hata olursa, bu takdirde fail 5237 sayılı TCK’nun 30. maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun maddi unsurlarından olan mağdurun yaşına ilişkin bu hatasından yaralanacak, bunun sonucu olarak yüklenen suç açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağından ve bu suçun taksirle işlenmesi hali kanunda cezalandırılmadığından 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince beraatına karar verilmesi gerekecektir. Suçun maddi unsurlarında hata hali faile ilişkin bir durum olduğundan, bu hususun fail veya müdafii tarafından ileri sürülmesi gerekmekte olup, kural olarak mahkemece suçun maddi unsurlarında hataya düşülüp düşülmediğine ilişkin bir araştırma yapılmayacaktır. Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Hastane doğumlu olup suç tarihinde ondört yaşında olan mağdure ile sanığın aynı köyde ikamet ettikleri, iki yıl gibi uzun bir süre arkadaşlık yaparak evlenmeye karar verdikleri, mağdurenin yaşının küçük olması sebebiyle ailesinin evlenmelerine izin vermediği, bunun üzerine mağdure ve sanığın rızaen birlikte kaçıp yirmiyedi gün birlikte yaşadıkları ve bu süre içinde birden çok rızayla cinsel ilişkiye girdikleri olayda; sanığın mağdureyi uzun süredir tanıması ve ailesinin yaşı küçük olduğu için evlenmelerine izin vermediğini bilmesi karşısında, mağdurenin onbeş yaşından küçük olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olup somut olayda TCK’nun 30. maddesinde düzenlenen hata halinin uygulanma şartları mevcut değildir. Bu konuda mahkemece araştırılması gerekli başkaca bir husus da bulunmamaktadır.” Yargıtay 14. Ceza Dairesinin tarih ve 2014/8385 E., 2017/388 K., sayılı içtihadı “Suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin onbeş yaşından büyük olduğunu zannettiğine dair savunması, mağdurenin fiziksel görünümünün onbeş yaşından büyük olduğuna dair savcılık gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasa Mahkemesi’nin gün ve 2014/6419 başvuru numaralı kararı da dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının mevcut olup olmadığı tartışılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi..” Yargıtay 14. Ceza Dairesinin tarih ve 2014/283 Esas 2015/11440 Karar sayılı içtihadı “Nüfus kaydına göre 14 yıl 2 aylık olup tarihli duruşmada mahkemece de onbeş-onaltı yaşlarında göründüğü gözlemlenen mağdurenin beyanı ve savunmaya göre, mağdurenin sanıkla yaklaşık yirmi gün önce tanıştığı ve olay tarihinde kendisinin onaltı-onyedi yaşı içerisinde olduğunu söylediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesindeki kaçınılmaz hata hali de gözetilerek sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması” Cinsel istismar Suçu Şikayete Tabi midir? Sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçunun faili de yaşı küçük çocuk olması durumunda suç şikayete bağlı suçlardandır. Mağdurun velisi veya vasisi şikayetçi olmadıkça soruşturma yapılmaz. Mağdurun velisi veya vasisi, şikayet hakkını suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde kullanmalıdır. Bunun dışında TCK nın 103. Maddesi kapsamındaki cinsel istismar suçları Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen kamu davası takip edilir. Saygılarımızla Avukat Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Not Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için büromuzla veya avukat bir meslektaşımız ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız. Bu site sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, sitede yer alan bilgilendirmeler Türkiye Barolar Birliğinin ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.

çoçuk istismarı ile ilgili yazılar