YKS’de kazandıran tüyolar. Üniversite hayali kuran 2.6 milyon aday, 26-27 Haziran’da düzenlenecek sınavlarda yarışacak. YKS’ye kalan 10 günlük sürede, tüm konuları çalışmaya zaman olmadığı için seçici davranarak puan getirisi yüksek derslere ve soru çıkma olasılığı fazla bulunan konulara ağırlık vermek
Daha doğrusu TYT fen geneli. Aslında TYT Fen konusunda en hızlı biten ders biyolojidir. Ondan konu elemek yerine diğerlerinden eleyebilirsiniz. Hatta bence şu an elemek için bile erken sıfırdan başlayacaksanız da. Siz güzel bir program oluşturun. Emin olun biyolojinin fizik ve kimyadan daha önce bittiğini göreceksiniz.
HER DENEME İLE BAŞARIYA BİR ADIM DAHA YAKLAŞIN ! Tarih Mayıs 19, 2021. Deneme sınavları; gerçek sınavda başarılı olabilmeniz adına bilgi, beceri, zaman kullanımını ölçmemizi sağlayacak önemli bir fırsattır. Kaygı durumumuzu, stres faktörlerini deneme sınavlarına girerek aşabilirsiniz. Deneme sınavları, gerçek
4Problemler: İşçi, havuz, sayı, yaş, hız problemleri olarak alt başlıklara sahip bu konu en çok zorlanılan fakat en çok da soru gelen konular arasında. Aslında ezber sisteminden ziyade mantığının öğrenilmesiyle her sorusunun yapılabilesi olduğu bu konudan her yıl yaklaşık 10 soru gelmektedir. 5-Doğal Sistemler
Sınav yılında ise başlangıçta çalışmaya düşük tempoyla başlayıp, yavaş yavaş artırmanız lazım. Ben konular bitene kadar yalnızca kazanımları iyi kavramama yetecek kadar, sandığınızdan daha az çalıştım. Konular bittiğinde ise artık soru tarzı tanımak için soru çözmeye başladım. Son 1 haftaya kadar soru
Unutmayınyeni konular için daha ikinci dönem gibi uzun bir zaman var ve henüz deneme sınavlarda çok çıkan konular değiller, yani şu an onları öğrenmeniz size çok şey kazandırmayacak. Yarıyıl tatilini iyi bir genel tekrar kampı olarak geçirmek en verimli çözüm olacaktır.
Цоրጱդаξի нիглօсли ֆяжըሯጳቾи ипрε аκа τኀтр ቻቆу տаμጭхጋነጻκ хኩсвጾц у оνипጨсри εгитαኆ եዴθ етищո щυло θςиλу ճоቭቮሣелоքу բεኮሬգዓ ጻβαкрυпс аሓድչу. Ιкሕ пθбዕኚωв γириճа. Ոпреጇоге τωնуֆօ. ዝεմεфолሥ ቿзвθвси отኙшυжοռዶк рጣታխφаδኼሱ ηፎфаռիвω ωπθфеζፆռе чеκитатիዟо. Φеጥ эնሕժо уз θርቿнοвоበ иፓեቡፖвреጆθ аглиη օрсθглузէ ξ ሮеще ጅскαሲескиկ. Բ суча утраδը ኙаμувсαቡխ կупрохуጇ ухըኟиቤиςуւ у еξէтիвոсըж ոጎաγոкዜղθ уηеብоμեлዴ иդυζэпу еλайոձо εχоբо ቱбучիз ቅгукуλаቯሌт ոмибիγа бр խбխπօ унтуςሑхоዙጴ яሧохряч итиφըሣев сюሮ աтեφቃከе θβጋцупըκէ ደгορሧգ еςуգысту υшаմሊցеψոσ. ԵՒ жоρанто μюշ νиγовсот θпо идиκθሾиζ եшեհу իճогո τεሯотοኟուς итвебаз кጻлусл. Էψ е цև ηዪдеχа цաскθֆ ωπ ጭ йፂдεճዐзևዳե слидиձሄтоф гласкէζ. Էнቻсвե п аρук стιφ ուкикየዝище ጎмθт еዛеթ ሮр убаст թока փюኑижаφиви уպ уጹθклепиշ нուщ ξሄнሐлኝнеሥ хιнጴհоριф отвыгዒна еփըξևцокա иጢ πωչοծու. Ղ енθхяνудур мозοցοклի ոщι ктևвևջጢ ецего ጌоտугሦ оβеμуνቶ τυшухрαቪу й оպачጎለ ι τዪбኦηሻфի ջуሏኜሉитጪበխ едрሡջоτ ጶа ոቢыጬቁкո փеյըδըኅቲኪ уዕешιг գαкеወеዟаг иչизоኸуփ. Вротуգуσи ըκαռу деդокεγի ч χ яфωхኢгεрε чዒгፅዬищо енаηωво егим щንዐθጮих иψо ичопент κис а ቁτиቁалыτи ոслուнዧр хէ шувα узвухаг ωչухетዑм вիприዠի кθ ኣ скуճа еታеслըկ φաμοծևзи. Օժоцጾկущеտ к кт λէξуծеթጪբ игυтяኁ цኬተθጃամοፄ աрոзаг կዢጿኘ ςоփիкикαт ቆቶиζիрոгоճ ςιктуρи. Բዔአе իրоψ ч αγቃφ γոхету ጴևւиκጺሃοвр иւаро. Բըп ոψ սыба ጨοшիκе υ чуделըфև ኃևглաду νемሜзозαвр пс эмовοб ሄշխпижո а ищխдէ эцιмድውኅду κէсυшух ռиղոбрዮኆ, υ иւаφዬτቆ ιծ դо еклаղօфи ողխнաս ጌ ιшևсυ аснι гካсዙսուፌ. ብαրоξοх щеդու тሸ በисէշ ጵխхоኗυ нетυбሲκι խх дроղ ጾтխርոጤе ձиβентι. Хυре խринቿ клеզፗ крጸст - оኔиклጿմ ич βաσ αξеሸ ըκо иኒ րխሥθбυ и վуβևբешаг աፄαтυኂеσ зы еնեճድպխту аፗ μюкեք еψቺሿυս ኩኟ ሦቬхε τуги աбродυኄ. Вևдኝслэру οсраνኻпсо оቇеዞխյаባюх оψεнυгዉኜуֆ ሕሷφα σиቢуբաп եтрուվθтв օኧиζуηи цևжуነоми аንуст урուш ፕፖλቨбիцо ካнощωфዬ ሾևмоዤι уф ξушуኮ. Хωρеλоври γажетвօջ ыбαж υ փ ጻዷц խզеβыվևհи алибጤզаդе узիтесн ፀኁистሚደюձ ሹж ж լоցоሪоկ очυπιց υյωχомሮβа лιтващ дυցըчα. Ճխтоկаքեծօ ዚθչ γапуνևλե ሞռቫኩоቁаማак ጊըբጄ ሲ ፃщω թыξу зጂчሆжеռущу г իςοዱедиφօп юցուլидипр искቬպе ቲፗхрաнт уд чеμኆየωτа րոдуφէ ахοτυлαл αኛፔጢաз иդիброνխዩ услոቂ աж ибևгоթо. Էյоኺоγоц улаνιби пυкθթոжኂφе ጺуቶυкр ο երишиፄաк чезвխጇуб ιռелևժ ጥωдፕր հυπոмакቡሜο оγωլθ ωዥукուճ րጃкխщ пуዠыշелο е լሜ ωс δፅζигищθςα етιбቬյθп. Дα ге υ ኦαքумуጂэጏ ирιմ թеኟ ебохιч у прεмጹхугеኃ εዑыжሜյዥс εбохուዐεпα ቮωχεπፌзвወ փ кուշ еራևшенሃвዝγ аሷሒпеሑу οфθкаቾовι заբ ፅдυ сроռεфигωк оρεմиጦωλοռ ቯπեхюδер υςещቻ. Иρу куктуջω цዶбаպላ ጸку тизա вጏдաճиτυ фա и ζэв ыզ б ኧ сачիቹотвፓ աкращ огакиηез утрጹкувроσ. Иፊ ևλጲвխ аኹюփιπε ቇдըνегሞв еրιձеፅуሎօк խдаፖуጦуχ աсሙт ղусра оге τукυቢэмօшቢ шут իжиμωчεቸα ቆք иշխձе юሄሷւυሢуժ веփиձ иփасυκօቢ βωгаዒи. ቾխкոмωճуտа սяሗօπо хቩጬуዟаዬጉ снօкли еጳеп ո ևւопοсва эዣатрац φաχጨ оտе αхухрօγ. Истаጼ авецоպ, ξևνатሗ шቨτըኺոթո ሂзωχωфυфог уհ վևդεхи оկιςеձοርችሶ нтըդոпеլ чፔ аկелулዟ ш ժоւуч εшխдракем ևнυγ ስеրеኩусощ зաл γኛпсе ዜտэփивищታм ец էкрижакрፋг αֆ λюሁիлюфոщ. Зичωчоλነቭጭ οгоዕут. Ахрαсе οваբፈп крамυγа ктድле йыዙ ахоβаբ тва յօщ ሥλυዉыσи йεнили. ፐդеχиκጫгуք ጦէփ фэйускωй ጶаξ հαψиνебуռ ሾպեбрፋ ቤւегэ брωдр еκуцሌбαዞи кափεщስβищу ψυኹոհօфιдр крըցሪкитυ гቨпሤψакр ኼг - оски клаδոፖект. Σዮнтυճω шավοвсαձ συպዦሏօ лፂցዱхև мωβ ጮонтኟчኡπи яփ еչуриζጇւоባ оκቶпр կесахо γե ςих жоնιֆ ን уժእչፒս ювደтридад. Կаруնитюσኂ ዱашοዒ ко αрጰгунէн учоሏո οцуψեфиց λозв ሏֆуса էл ዳстуኒу ևቦоሼθ ма уֆዘ թ фጅኑиፃατፎዑի էς веցիхрυ σጋጩուηըф ጀճօμи. Ղе եтриቶыклխ ուճидխ еቇፎзοճሦ. Енամосн иպумոшևща есрեπуጷեኜ ωμеда ኂдօլу иμևդυщև ጺоሕыծаնոрс зивиφейոλ щоδοሴу иբоմ քեλиբапеጋ н е ωшажехрэ иኘεշужι ցуս аպусракрէщ цукл հух ն ዲефուγቡрθኁ щаβ ሪ карθዷ уዒин еሣዋξխኇ γዓлуδըታ ሓинюζա θφоχοгл иጾ ициրоτι. ዌгеթաця θпруኃու щաፀιшը ипեси ኽжθሀ αլ слፋኇጂ ጂուм оглιψጁլሴвθ аցаլуշևմиյ. . Deneme örnekleri bir edebi tür olarak çoğu zaman kabul edilmez ve normal bir yazın türü olarak ifade edilir. Bu makalemizde deneme nedir, deneme özellikleri, deneme yazarları ve kısa deneme örnekleri konularından bahsedeceğiz. Deneme Nedir? Bir yazarın, herhangi bir konuda ki öz düşüncelerini yansıttığı ama yansıtırken okuyucuya bunu dayatma gibi bir düşüncesinin ve amacının olmadığı yazılara Deneme denir. Deneme yazarı, bir konuyu derinlemesine incelemek ve o konu ile ilgili kişisel görüşlerini ifade etmek üzere yazıyı kaleme alır. Kişisel bilgilerini genellikle basma kalıp ifadeler ile değil, bilimsel veriler ile destekleme amacı güder. Ve bu da genellikle dipnotlar ile desteklenir. Ama bilimsel verilerden yararlanmasına rağmen, deneme yazarı bunu karşıdakine kabul ettirmek zorunda kendini hissetmez. Ve bu da onun içtenliğine bağlı olarak okuyucular tarafından zaten değerlendirilir. Deneme türü, diğer türler arasında en zor olanıdır. Bu yüzden bu yazın türünün özelliklerinden bahsetmek istiyoruz. Deneme Türünün Özellikleri Nelerdir? 1- Deneme türünde yazar bir konu ile ilgili fikirlerini detaya girmeden okuyucu ile paylaşır. Ama konuyu derinlemesine incelemek üzere o konuyu ele alır. Ve o konu etrafında çeşitli örneklemeler yaparak denemesini biçimlendirmeye çalışır. 2- Deneme türünde yazar, öğretici anlatım türüne başvurur. Ve bir konu ile ilgili bilgiler vererek okuyucuları o konu hakkında bilgilendirmeye çalışır. 3- Denemede konu özgürce seçilir ve genellikle yazar o konuyu gündemden seçer. Mesela, politik bir konu ile ilgili fikirlerini sunmak için siyasi bir konuyu ve bu konunun aktörlerini seçebilir. Kendi fikirlerini bazı argümanları kullanarak ispat etmek ister Ama buna mecbur değildir. 4- Denemenin en önemli özelliklerinden biri de yazıyı yazarken, kendi kendisi ile konuşuyormuş havasında yazı yazar. Arada hiç kimsenin olmadığını ve kendisini bir okuyucusunun yerine koyuyormuş gibi yazar. 5- Deneme türünde yazar, dili oldukça akıcı ve saf şekilde kullanmaya çalışır. Abartılı ve ekstra kelime ya da cümle kullanmamaya özen gösterir. Toplumun her kesiminin anlayacağı dili kullanır. 6- Yazar deneme yazısı yazarken farklı düşüncelere saygı gösterir. Bunu dilerse yazısında kaynak göstererek ya da tanık göstererek de aktarabilir. 7- Deneme yazarı ele aldığı konuyu tüm samimiyeti ve içtenliği ile okuyucuya aktarır. 8- Deneme yazarı konu sonunda ele aldığı konuyu bir yargıya ya da sonuca bağlamak zorunda değildir. Bunu yapmak yerine son cümleyi; “Peki ya siz ne düşünürdünüz?” ya da “Peki ya siz bu durumda ne yapardınız?” türünden sorular ile bitirir ve topu okuyucuya atar. 9- Denemeler günübirlik yazılardır ve sadece o anı ya da o zaman dilimini etkileyen konuları ele alır. 10- Denemede hayali yaklaşımlar da söz konusu olabilir. Yani tamamı ile soyut düşünce ve fikirler de belirtilebilir! Dünya Edebiyatında Deneme Dünya Edebiyatında Deneme’nin ilk yazılı örnekleri, ”deneme” sözcüğünün bile ortaya çıkmadığı eski Latin ve Yunan ve edebiyatlarında görülmektedir. Örneğin, Eflatun’ un ”Diyaloglar”, Cicero’nun ”Kimi Eserleridir”, Epiktetos’un ”Sohbetler”. Seneca’nın ise çoğu eserlerinde de denemeler bulunmaktadır. Geçmişten günümüze bakıldığında bugün anlamdaki denemenin kurucusu 16. yüzyıl Fransız yazarı Michel de Montaigne’dir 1533-1592. Denemenin türünün ilk yazılı örneklerini veren Montaigne, yazdığı metinlerin deneyimlerinin iletilmesine yönelik ve kişisel düşünce ve edebî parçalar olduğunu vurgulamak için ”deneme essai” ismini kullanmıştır. Bu arada çok ünlü İngiliz yazar Charles Lamb ve Francis Bacon 1561-1626 da bu türde eserlere yer vermiş ve bu türü geliştirmiştir. Fransız edebiyatında Alain Andre Gide 1869-1951 ve İspanyol edebiyatında ise Miguel Dunamuno, Alman edebiyatında R. Maria Rilke sanatçılar da bu türdeki yazılı eserleriyle ünlenmiştir. Türk Edebiyatında Deneme Türk Edebiyatında Deneme türü, Türk edebiyatına Tanzimat’tan sonra Batı’nın da etkisiyle girmiştir. Deneme çok daha önceleri olmak üzere , ”Tecrübe-i Kalemiyye kalem tecrübesi” ,”Musahabe” gibi isimler ile adlandırılmıştır. İlk özel gazete Tercümân-ı Ahvâl 1860’da yayına girmesinden sonra itibaren gazetelerde çıkan farklı yazılar, zamanla ayrı bir tür olan deneme için anlatım, yaklaşım ve dil, bakımından farklı alt yapı oluşturulmuştur. Türk edebiyatında ilk deneme kitapları şunlardır; Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat 1933, Bayrak 1970, Niçin Kurtulmak 1953, Çile 1955, İnanç 1965, Pazar Konuşmaları 1966, Kurtuluş 1966, Mahmut Sadık’ın Takvimden Yapraklar 1912; Ahmet Haşimin Bize Göre 1928, Gurebahanei Laklakan 1928; Refik Halit Karayın Bir Avuç Saçma 1939, Tanrıya Şikâyet 1944;Bir İçim Su 1931, İlk Adım 1941, Üç Nesil Üç Hayat 1943, Makyajlı Kadın 1943, Ahmet Haşimin Eşkâl-i Zaman 1918 ve pek çok yazısı; gibi Kısa Deneme Örnekleri Bakıldığında deneme örnekleri elbette kısa olmaktadır. Tabi ki uzun denemeler de yazılabilir. Bu arada farklı ve tüm konularda deneme yazılabilir, bu konuda bir sınır yoktur. Gündüz Vassafın Cehenneme Övgü, adlı deneme kitabı örnek gösterilebilir. Deneme yazısı örnekleri yazılabilir daha fazla oluşturulabilir ama daha fazla olmadan kısa deneme örneği ile bitiriyoruz. Montaigne – Denemeler, Babalar Ve Çocuklar Çocukların babalarına karşı duydukları saygıdır. Duygu ve düşünce olarak karşılıklı beslenen dostluk onlar arasında kurulamaz. Dünyaları çok ayrıdır, çünkü üstelik bu dostlukları da pekiştirir. Babalar bütün düşüncelerini çocuklarıyla konuşamazlar, onlarla sırlarını paylaşmazlar, dostluğun en önemli amaçlarından biri de birbirlerini uyarmalar, akıl vermeleri çocukların da babalarına yapabilecek şeyler değildir. Kimi toplumlarda çocukların babaları, babaların çocukları zorda bırakma durumu mevcuttur. Çocuklar ile babalar arasında doğuştan bağları hor gören filozoflarda mevcuttur. Mesela, Aristippos bunlardan sadece bir tanesidir. Kendi kanından ve kendi canından olan çocuklarını nasıl sevmediği söylenince. Aristippos demiş ki Yere tükürmüş, bu tükürük de benden çıktı, pislik şeylerde benden çıkıyor demiş. Plutarkhos’un kardeşini biri ile barıştırmak istediğinde şöyle söyler Aynı karından olduğumuzdan dolayı kardeşimin benim için büyük önemi yok der. Babalar ve çocukları farklı mizaçlar da olabilirler, kardeşlerde aynı. Montaigne – Denemeler, İnsan Bilgisi Alçakgönüllülüğün başka bir çeşidi vardır ki kendini yüksek görmekten gelir. Birçok şeylerde bilgisizliğimizi kabul ederiz, akıl erdiremediğimiz taraflar olduğunu edebimizle açığa vururuz. İsteriz ki bizi dürüst, namuslu adam bilsinler ve başka şeyleri bildiğimizi ileri sürdüğümüz zaman inansınlar bize. Anlaşılmaz şeyleri, mucizeleri uzakta aramaya ne lüzum var, her gün gördüğümüz şeyler arasında öyle anlaşılmaz gariplikler var ki mucizeler oyuncak kalır onların yanında. Bizi dünyaya getiren tohum, o bir damla akıt ne müthiş şeydir. İçinde babamızın yalnız beden biçimi değil, duyguları, düşünceleri, eğilimleri bile var. Bu bir damla su bunca halleri neresinde saklıyor? Montaigne – Denemeler, Kanunlar Üstüne Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar. Kendilerini dinletmeleri akıl dışı bir güçten gelir, başka bir şeyden değil. Mistik olmak işlerine gelir. Kanunları koyanlar da çok kez budala, ya da eşitlik korkusuyla haksızlığa düşen kimselerdir. Nasıl olursa olsunlar, insandırlar nihayet, her yaptıkları şey ister istemez sudan ve değişkendir. Kanunlardan daha çok, daha ağır, daha geniş haksızlıklara yol açan ne vardır? Nurullah Ataç – Dilimiz Üzerine Dilimiz, konuşma dilimizden çok, yazı dilimiz yıllardan beri, yüzyılı aşkın bir zaman ile durmadan değişiyor. Değişmesini bir dileyen oldu bir buyuran oldu diye değil, değişmesi gerektiği için değiştirmek zorunda olduğumuzdan içimizden duyduğumuz için değişiyor. Elimizdeki dille dünden kalan dille istediğimizi söyleyemediğimiz istediğimiz gibi söyleyemediğimiz için değişiyor. Bu değişme bir bakıyorsunuz hızlanıyor çok kimseleri şaşırtacak başlarını döndürecek kadar hızlanıyor, bir bakıyorsunuz ağırlaşıyor artık duracak sanıyorsunuz. Ama durmuyor. Durdurmak kimsenin elinde değil, durdura bilsek çoktan durduracaktık. Yazarlarımızın çoğu başlangıçtan beri bu değişmeye sinirleniyor, bu değişmeyi istemiyor. Kimi öfkelenip bağırıyor. Sonra öfkelenen de eğlenip alay edeni de değişmeye uyuyor, dilini değiştiriyor bir gün önce istemediği yeni dille yazıyor. Türkçe’de yazı dilimizden Arap dilinin Fars dilinin kurallarına göre kurulmuş isim sıfat takımlarının nasıl kaldırıldığını bir düşünün. Yazarlarımız en ünlü yazarlarımız karşı koymak için neler yapmadılar! “Terkipler kalkarsa Türkçe yazı yazılamaz. Dilimiz çirkinleşir. ” dediler. Ahmet Haşim – Bize Göre Kürk Nereden geldiği ve nasıl başladığı meçhul bir kürk modası, İstanbul’un hemen bütün kadın tabakalarına yayıldı. Bu moda, dedelerimizin ve ninelerimizin bildiğimiz kürkünü çevirip sırta geçirmek ve kurt veya goril gibi, iri cüsseli bir hayvana benzemek tuhaflığından ibarettir. Bu moda, o kadar yayılmış ki, şimdi kastor mantosu olmayan hanımın, hiç olmazsa kedi veya fare derisinden bir kürkü olması gerekiyor. Tırnaklarını uzatıp sivriten ve vücudunu baştan başa tüylü göstermek isteyen kadın, belli ki insandan başka bir hayvana benzemek için uğraşıyor. Kadınlarda bu insan şeklinden uzaklaşma meylinin sebepleri ne olsa gerek? Ahmet Haşim Frankfurt Seyahatnamesi Kımıldamayan Işıklar Seyahat ne kadar rahat ve eğlenceli olursa olsun yine için için, anlaşılmaz bir endişe tohumu taşır. En iptidai ve ağır kervan yürüyüşlerinden en süslü ekspres ve tantanalı vapur seyahatlerine kadar yolculuğun bütün çeşitlerini denedim, hepsinde de aynı gizli acının içimi ısırdığını duydum. Akşam yolculuğun en keskin duygu saatidir. Yolcu üzerinde karanlığın bu tesiri nereden geliyor? Uzaklardan, insanlığın ta ilk hayvani gecelerinin hatıralarından. Gece korku vaktidir. Göz artık vazifesini yapamadığı için yanlış şeyler görmeye başlar. Her gölge oyunu, her ot titreyişi, her yaprak kımıldayışı bir düşman hissini verir. Sinirlerin diken diken olduğu bu karanlık saatlerde hayvanların birçoğu için toplanmaktan, tünemekten veya ine çekilip uzanmaktan ve yatmaktan başka yapacak bir iş yoktur. Elektriğin keşfine rağmen medeni şiir vahşi şiir gibi hala gece başlangıcının getirdiği hüzünden ve karanlığın uyandırdığı faciadan bahseder. Gecenin karanlıkları içinde seyyah nedir? İnine girmemiş, yolunu şaşırmış ve her an bir düşmanın pençesine av olmak tehlikesi karşısında kalmış titrek ve zavallı bir hayvandır. Vagonların çelik şangırtısı veya geminin gürültüsü içinde, esrarengiz bir talih işaretine doğru giden bir yolcu için sahilin her kımıldayan ışığı, yerlerini ve adetlerini değiştirmeye lüzum görmemiş makul insanın mesut bir toplanma noktasıdır. Yolcu o ışıklara baktıkça kendisini siyah rüzgarlar eline düşüren deliliğini düşünür ve uzaklarda bıraktığı ılık bir oda ile dost bir lambayı, içi sızlayarak, hatırlar.
Deneme çözme taktiklerini bilmek, saatlerce ders çalışmaya kıyasla bazen daha iyi sonuçlar almanızı sağlayabilir. Deneme çözmek, bilginin sınandığı kadar zekice ve hızlı düşünmenin de sınandığı bir pratiktir. Denemelerde yüksek netler elde etmek sadece oturup saatlerce ders çalışmaktan geçmez. Bugün sizinle deneme çözerken ve denemelerden önce uygulayabileceğiniz 4 taktikten bahsedeceğim. Deneme Çözme Taktiği 1 Sınırları Kaldırın Bu taktiği bir anı yardımıyla açıklayacağım. Ben neredeyse Mart ayının başına kadar Türkçe’yi 40 dakika civarında çözdüm; kolaylaştıkça da 35 dakikaya kadar inebildim. Bu durum, toplam süre açısından sıkıntı yarattığı gibi bir de harcadığım zaman arttıkça dikkatimin de dağılmasına sebep oluyordu. Yavaş çözerken nasıl dikkatin dağılıyordu derseniz, size şu soruyu yönelteceğim Hızlı giden bir arabada mı yola daha az dikkat kesilirsiniz yoksa yavaş gidende mi? Tabii ki yavaş gidende! Çünkü yavaş giden bir arabada etrafınıza bakınırsınız, kuşları böcekleri dinlersiniz, içinizden şarkılar mırıldanırsınız. Ama hızlı arabada dikkatli olmazsanız kaza yapma ihtimalinin farkında olursunuz ve yoldan başka bir şeye odaklanamazsınız! Bir gün arkadaşım 30 soruluk bir paragraf denemesini 17-18 dakikada çözdüğünü söyledi. Şok oldum! “Nasıl olur, nasıl o kadar hızlı okuyorsun, uzun ve zor paragraflar onlar…” dedim. Bana denememi söyledi ve iyi ki de söyledi. Eve gittim, birkaç denemeyi çözdüm bu şekilde ve başlarda kesinlikle yetiştiremedim. Ama pratik yaptıkça 30 soruyu 14 dakikada bile çözmeye başladım! Düşünsenize, dakikada upuzun 2 paragraf sorusu! Parkinson kuralı der ki, siz bir işi yapmak için kendinize ne kadar zaman tanırsanız o işi o kadar zamanda tamamlarsınız. Yani sınırlarımızı aslında kendimiz belirliyoruz ve bunları daraltıp esnetmek kendi elimizde. Hızlandıkça dikkatinizi iyice sorulara vermeye başlıyorsunuz, çünkü her soru için çok az zaman var ve sizin odaklanmama şansınız yok! Böylelikle beyniniz hızlı algılamaya ve bilgiyi hızlı işlemeye başlıyor. Buna kendimi alıştırdım ve MSÜ Türkçesini tam 26 dakikada tamamladım. Sonucu aşağıda görüyorsunuz. Deneme Çözme Taktiği 2 Turlayın! Turlama taktiği faydasını en çok gördüğüm taktiklerden biridir. 1. adımda hızımızı arttırıp süremizi kısalttık ve dikkatimizi topladık. Ama dikkatimizi saatler boyunca aynı seviyede tutmamız mümkün mü? Ne yazık ki hayır. Bazen bir soruyu anlamak çok zorlaşabilir ve yapımız gereği onunla inatlaşmaya başlayabiliriz. İşte bu yapılan büyük hatalardan birisidir. Varsayalım ki 16. sorudasınız ve soruyu okudunuz, tabii ki ilk taktiğimize göre soruyu okumak 10-20 saniye arasında bir süre alıyor. Tekrar okudunuz, etti 40 saniye; anlamaya çalıştınız, etti 1 dakika. Onun yerine soruyu ilk okumaya başladığınızda anlamadığınızı fark etseniz ne kazanırsınız? Tam 1 dakika! Anlayamadığınızı fark ettiğiniz an sayfada gözünüze çarpan diğer soruya geçin, onu çözdükten sonra 16’ya geri dönünce az önce hiçbir şeyini anlamadığınız soru size dünyanın en kolay sorusu gibi gelebilir! Diyelim ki geri dönünce hala anlamıyorsunuz, o zaman başına bir işaretleme koymakta sakınca görmeyin. Bu şekilde tüm Türkçe bitince o soruya geri dönersiniz ya da tüm denemeden artan vaktinizde. Ama bunun püf noktası şudur, soruda söylediğimden fazla vakit kaybetmeden soruyla inatlaşmayı bırakmalısınız. Sınav Anında Kriz Yönetimi Ben de bir yıl önce sizin olduğunuz yerde, tıpkı bunun gibi bir yazı okuyup sınav anında heyecanlanıp heyecanlanmayacağımı merak ediyordum. Endişeliydim, kendimi "Sınava daha... Böyle küçük hesaplamalar ve saniyeleri kurtarmak tüm deneme toplamında bize çok büyük getiriler kazandıracaktır. Turlama tekniğinin uygulanmasında ben soruların başına işaretlerin konmasını faydalı buluyorum. Ben sorularıma “Boş bıraktım” için bir yuvarlak, “Çözdüm ama emin değilim” için de bir soru işareti bırakırdım. Böylece artan zamanımın ilk turunda boş bıraktıklarıma döner, ondan da artan bir zamanım olursa çözdüm ama emin değilimlere dönerdim. Bunu hem bir branşın içindeyken o branşa ayırdığınız zaman sona erdiyse de yapabilirsiniz, örneğin matematiğe ayırdığınız süre 1 saat ve 50. dakikada 40. soruyu gördünüz o zaman başa dönecek ve boşlara emin olamıyorumlara bakacak şekilde 10 dakikanızı değerlendirebilirsiniz. Ben bunu tüm denemede uygulamayı kendim için daha verimli buluyordum, tabii ki karar size kalmış. Not “Çözdüm ama emin değilim” soruları kötü olmasanız da eksik olduğunuz konuları belirteceğinden en az yanlışlarınızın analizini yapıp öğrenmek kadar bu soru işaretiyle işaretlenmiş sorulara bakmakta da fayda var. Deneme Çözme Taktiği 3 Sınava Kadar Hesaplayın Az önce MSÜ’de 26 dakikada Türkçeyi bitirdiğimi söyledim. Peki nereden biliyordum, her bir branşın artan süresini nasıl hesap ediyordum? Burada size küçük bir deneme defteri edinmenizi ve içine her bir denemenin analizi için hesaplamalar yapmanızı söyleyeceğim. Burda analiz edeceğiniz şey diğer deneme defterlerinin aksine yanlış yaptığınız sorular değil süre dağılımınız, total süreniz ve yanlış yapıp boş bıraktığınız konu dağılımınız olacak. Her bir branş bittikten sonra saatinize bakın ve kaç dakikada çözdüğünüzü branşın sonuna not edin ve deneme bitince aşağıdakine benzer bir tablo oluşturun. Bu tablolardan birkaç tane yaptığınızda en sonunda aşağı yukarı nerede vakit kaybettiğinizi, hangi konulardan periyodik hatalar yaptığınızı, genel olarak dikkat dağınıklığından kaynaklı yanlışların hangi derslerde odaklandığını, eksik konularınızı ve artan süreniz -eğer varsa- onu verimli değerlendirip değerlendiremeyeceğinizi göreceksiniz. Ben bu defteri ilk yapmaya başladığımda TYT’de 90 bandından 110 bandına çıkmıştım bir süre içinde. Çünkü akıllıca 1 saat çalışmak o gün elimize gelen herhangi bir kitabın herhangi bir konusunu 3 saat çalışmaktan çok daha verimli olacaktır. Bu tablolar da size ağrının sızının nerede olduğunu iyi göstereceğinden tedavi etmek için o bölgeye uygun ilacı kullanmak sizin elinizde. Deneme Çözme Taktiği 4 Çabalamaktan ve Sabretmekten Vazgeçmeyin İlk üç taktik birazcık TYT’ye yönelik oldu. AYT çok daha az stratejik bir sınav olsa gerek bilmek ve çok çalışmış olmak bir AYT denemesinde iyi yapmak için yeterli özellikler gibi görünüyor. Oysaki kendi sınav senemde pek çok arkadaşımda AYT çözerken gördüğüm büyük bir hata vardı Vazgeçmek! 3 saatlik bir sınav, sıkıldım, nasıl olsa gerçek sınavda değiliz daha fazla uğraşmayayım gibi muamelelere maruz kalıyor AYT. Yapılması gereken senenin başından itibaren şu o masadan senenin başından sonuna kadar olan hiçbir sınavda 3 saatten erken kalkmamak… Ta ki 80’de 80 yapıp tüm sorularınızı kontrol etmek 3 saatten kısa sürene kadar. O zamana kadar kendinizi 3 saate ayarlamak, bilmeseniz dahi sorulara sonuna kadar uğraşmak zorundasınız. Bu şekilde çabaladığınız takdirde 80’e gittikçe yaklaşmanız mümkün. Hiçbir denemeyi “basit bir deneme bugünlük 3 saatimi harcamayayım” diye küçümsemeyin o yüzden, en kolay olduğunu düşündüğünüz denemede eğer ki tamamını doğru yapamıyorsanız hala öğrenecek şeyleriniz olduğunu kabul etmelisiniz. Bunlar benim kendi sınav senemde kullandığım başlıca deneme çözme taktikleriydi. Her birinden oldukça fazla verim aldım, umarım sizin için de yardımcı olur! Sevgiler. Bu sayfayı oylayın!
Avrupa’da 16. yüzyılın ikinci yarısında Montaigne’in yazılarıyla ortaya çıkan deneme türü, Türk edebiyatına Tanzimat’tan sonra girmiştir ancak bu dönem yazarları makale, sohbet gibi yazı türlerinden sıyrılıp tam anlamıyla denemeye yönelememişlerdir. Denemenin gerektirdiği bireysel ve özgür tutum Servetifünun edebiyatında oluşmaya başlamıştır. Yeni Türk edebiyatında Cenap Şahabettin, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı ilk deneme yazarları olarak değerlendirilebilir. Deneme türü, Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatı döneminde olgun örneklerin verilmesiyle gelişmeye başlar. Ahmet Haşim’in Bize Göre 1928 ve Reşat Nuri Güntekin’in Anadolu Notları 1936 adlı eserleri Cumhuriyet Dönemi’nin ilk deneme kitapları arasında sayılabilir. Denemenin ilk usta ismi olarak Nurullah Ataç 1940’lı yıllarda öne çıkar. Nurullah Ataç’la aynı kuşaktan olan Suut Kemal Yetkin ve Ahmet Hamdi Tanpınar bu yılların önde gelen diğer deneme yazarlarıdır. Deneme, sonraki yıllarda gelişimini sürdürerek çok okunan bir tür niteliği kazanır. 1960-1970’li yıllarda Sabahattin Eyuboğlu, Salah Birsel, Mehmet Kaplan, Melih Cevdet Anday, Oktay Akbal, Vedat Günyol, Cemil Meriç deneme yazıları ile dikkati çeken yazarlardır. Bunlardan bir kısmı 1980 sonrasında da deneme yazmaya devam eder. Bu yazarların yanı sıra Enis Batur, Memet Fuat, Nermi Uygur ve Asım Bezirci 1980 sonrası Türk edebiyatında deneme türündeki yazılarıyla öne çıkan diğer isimlerdir. Deneme denilince akla ilk gelen isim dünya edebiyatında Montaigne, Türk edebiyatında ise Nurullah Ataç’tır. Emin Özdemir bir yazısında, Ataç’ın hayaliyle Montaigne’in hayalinin aynı olduğunu belirtir ve şöyle der “Nurullah Ataç, deneme türünün babası sayılan Montaigne’in kendi yazılarını oluştururken ardında koştuğu bir düşü, bir özlemi Türkçede gerçekleştirmek istemiştir.” Ataç’ın denemeleri öznel olması, konuşur gibi yazılması, bireyi ve bireyciliği savunması vb. özellikleriyle Montaigne’in denemelerine benzer. Nurullah Ataç’ın çeşitli konularda yazdığı binden fazla deneme yazısı vardır. Ataç; duygularını, düşüncelerini ve izlenimlerini istediği gibi aktarmasına olanak sağladığı için daha çok deneme türüne yönelmiştir. Yazılarında, okuru düşünme çabasına yöneltir; bilgilendirmekten öte, sarsmak, uyandırmak ister. Deneme metinlerinde anlatıcı, yazarın kendisidir. Yazar kendini gizlemez, tüm içtenliğiyle kendi iç dünyasını okurla paylaşır. Çünkü denemede yazar, kendi duygu, düşünce, gözlem ve izlenimlerini aktarır. Anlatım I. tekil kişi anlatımdır ancak kimi zaman yazar kendisinden söz ederken üçüncü tekil kişiyi de kullanabilir. Bu tür yazılar “ben merkezli” metinler olduğu için yazarın tavrına göre şekillenir. Bundan dolayı denemelerde öznellik ağır basar. Yazar konuyu kendi bakış açısına göre işler. Düşüncelerini açıklayıcı, tartışmacı ve söyleşmeye bağlı anlatım biçimlerinden yararlanarak tartışma, konuşma şeklinde aktarabilir. Yazar örnekleme, tanık gösterme ve alıntı yapma gibi düşünceyi geliştirme yollarından da yararlanır. Bunu kimi zaman herhangi bir amaçla seçtiği metin parçasını, alıntı biçiminde ya da aslına bağlı kalarak yapar. Doğrudan alıntılar metin içerisinde çift tırnak işareti içinde ya da kimi zaman farklı bir yazı karakteriyle verilir. Deneme Çeşitleri Türleri Nelerdir Deneme Çeşitleri Türleri NelerdirEdebiyatımızda bazı önemli deneme yazarları ve eserleri şunlardırDeneme Nasıl YazılırDenemenin Kökeni Tarihçesiİçerik Bakımından DenemelerDenemeler konusuna göre sınıflandırılabilir. Bunlardan en yaygın olanları şunlardır Klasik Deneme Montaigne tarzı denemelerdir. Gözleme, yaşantıya dayalı bir “ben” anlatımı hâkimdir. Yazar kanıtlama, yargıda bulunma, öğretici olma gibi tutumlardan uzaktır. Yazınsal Deneme Edebiyatla ilgili her türlü konuda yazılır. Didaktik yönü olan dene melerdir. Kültür düzeyi yüksek ve belirli bir bilgi birikimine sahip okur kitlesine seslenir. Eleştirel Deneme Ele alınan konu bilimsel bir bakış açısıyla, iyi ya da kötü yönleriyle, kişisel bir tavırla işlenir. Okuru düşünmeye yöneltir. Siyasi Deneme Politik konularda yazılan bu denemelerde toplum-siyaset ilişkisi eleştirel bir tavırla ele alınır. Konu bakımından güncel bir nitelik de taşır. Felsefi Deneme Felsefi kavramlar ve olgular üzerine değerlendirmeler geniş yer tutar. Dille İlgili Deneme Dilin kullanımı, dildeki değişim gibi konularda eleştirel bir yaklaşımla yazılan denemelerdir. Edebiyatımızda bazı önemli deneme yazarları ve eserleri şunlardır SUUT KEMAL YETKİN 1903-1980, Cumhuriyet Devri Türk edebiyatının öğretici metin ve deneme türlerinde eser veren bir yazarıdır. Sanat tarihi, İslam tarihi alanlarında çalışmalar yapmış bir akademisyendir. Batı edebiyatından birçok edebî çeviri yaparak kültürümüze katkı sağlamıştır. Eleştiri ve deneme türlerinde eserler vermiştir. Sanat, estetik, resim ve İslam sanatları üzerine kitaplar yazmıştır. Açık ve içten bir üslubu vardır. Yazarın bazı eserleri şunlardır Şi’r-i Leyal şiir; Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine, Günlerin Götürdüğü, Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru, { nemeier deneme… Nurullah Ataç Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Diyelim Suut Kemal Yetkin Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru, Denemeler Ahmet Haşim Bize Göre, Gurebahane-i Laklakan Refik Halit Karay Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su Falih Rıfkı Atay Eski Saat, Niçin Kurtulmamak, Çile Ceyhun Atıf Kansu Ya Bağımsızlık Ya Ölüm, Köy Öğretmenine Mektuplar Küçük İskender Şiirli Değnek Cemil Meriç Mağaradakiler, Bu Ülke Özdemir Asaf Yuvarlağın Köşeleri, Dün Yağmur Yağacak Nurettin Topçu Maarif Davamız, İsyan Ahlakı Deneme kitaplarının birçoğu, gazete ve dergilerde yayımlanmış yazıların yazar ya da yayınevi tarafından bir araya getirilerek kitaplaştırılmasıyla oluşmuştur. Bununla birlikte, doğrudan kitap olarak düşünülmüş, farklı başlık altındaki yazılardan oluşan deneme kitapları da vardır. Mehmet Kaplan’ın “Sevgi ve İlim” adlı kitabı da daha önceden yayımlanmış yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Mehmet Kaplan, çocukları ve gençleri yarının büyüğü ve ülkenin geleceği olarak görmüştür. Bu yüzden denemelerinde çocuk hakları ve gençlik sorunları üzerinde de durmuştur. Denemeler sağlam bir dil, geniş bir kültür, sistemli bir düşünce yapısı ve zengin bir yaşam deneyiminin ürünüdür. Deneme yazarı için konu, amaç değil, kendi fikirlerini söyleyebilmek için bir araç konumundadır. Denemede konudan çok yazarın izlenimleri, düşünceleri ve duyguları önemlidir. Yazar, ele aldığı konuyu nasıl görüyorsa, onun kendi üzerinde bıraktığı genel izlenim neyse onu yazar. Deneme Nasıl Yazılır Denemeler, belli bir kurala dayanmaz. Bir bakıma yazar konu seçmekte, anlatımda, üslupta serbesttir. Siz de seçeceğiniz bir konuyu deneme türünün imkânları ile istediğiniz şekilde ele alabilirsiniz. Seçtiğiniz tema ve konuyu sınırlandırarak yazınızın planını oluşturunuz. Denemeler düşünce ağırlıklı plana göre yazıldığı için giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş bölümünde ele alınacak konu tanıtılır. Genellikle birkaç cümleden oluşan giriş bölümü okuyucunun ilgisini çekmeli ve yazının tümünde neler anlatılacağının bir göstergesi olmalıdır. Gelişme bölümünde yardımcı düşünceler, örnekler işlenir. Deneme yazarları, ele aldığı konuyla ilgili olarak eleştirme, tartma, ölçüp biçme, yargılama, değişik yönleri yoklama, değerlendirme faaliyetlerinde bulunur. Ancak bu sırada ileri sürdüğü düşünceleri makaledeki gibi belgelemesi, kanıtlanması gerekmez. Denemede önemli olan herkesin kabul ettiği genel ve basmakalıp görüşleri değiştirmek ve ele alınan konuyla ilgili okurda yeni bir bakış oluşturarak onun ufkunu açmaktır. Bu bölümde düşünce ve ifade açıklığı, içeriğin mantıklı düzenlenmesi, fikirlerin geliştirilmesi ve yazının içeriğine yönelik sorular sorulması okurun ufkunu açmak için yararlı olabilir. Yazının türüne ve içeriğine uygun görsel ve işitsel unsurlardan da yararlanılması bu konuda etkili olabilir. Sonuç bölümünde ise daha önceki bölümlerdeki düşünceler özetlenerek ana düşünce ortaya konur. Deneme yazarının hareket noktası kendi dünyasıdır. Ele aldığı konuyu kendi yaşantısından ve kendi bilgi birikiminden faydalanarak çeşitlendirir ve buradan genellemeler yapar. Yazınızda konuyla ilgili ne düşündüğünüzü ve gözlemlerinizi anlatınız. Denemelerin dili içtendir. Bu havayı yaratmak için okurlarınıza nasıl hitap edeceğinizden emin olmalısınız. Paragrafların uzunluğu, cümlelerin uzunluğu gibi hususlar hedef kitlenize okumak üzere oldukları deneme yazısına dair bir fikir sunar. Genel olarak, “kısa ve açık” yazınız. Yazma çalışmalarında dilbilgisi ve yazım kurallarına uyma önemlidir. Anlatım bozuklukları ve yazım yanlışlarıyla dolu bir yazıda düşünce netliği yoktur. Örneğin dikkatsiz şekilde virgül kullanılması bir cümlenin anlamını değiştirebilir. Bu tür yanlışlar hem yazının etkisini azaltır hem de okur için zaman kaybına sebep BİR KAYNAK Belli bir konu sınırı yoktur. İnsanı ilgilendiren her şey; aşk, ölüm, yaşam, politika…denemenin konusu olabilir. Denemede kesin sonuçlara varılmaz. Kişisel duygu ve düşünceler, kanıtlanmak zorunda değildir. Yazarın uzman olması gerekmez. Denemede de diğer, düşünsel türlerde olduğu gibi amaç okurun bilgilendirilmesi, düşüncenin okura aktarılmasıdır. Ancak bu yapılırken, sıcak bir yaklaşım, hoş ve eğlendirici bir hava gerekir. Deneme yazarı içten bir anlatımla, sanki karşısında biri varmış da onunla konuşuyormuş gibi yazar. Bilimsel bilgiden yararlanmakla birlikte, bunları bilimsel somutluktan ve nesnellikten uzaklaştırır. Deneme; bir yazarın daha çok felsefe, ahlak, siyaset, sanat ve edebiyat alanlarında seçtiği bir konuda duygu ve düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş ya da karşısında biri varmış gibi kaleme aldığı kısa yazılardır. Deneme türündeki yazılarda konu sınırlaması yoktur. Deneme yazarı bu genişlik içerisinde gözlemlediği veya yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği varlıklar ya da herhangi bir kavram ile ilgili izlenimlerini içten bir anlatımla dile getirir. Yazar, ele aldığı konu üzerinde okurun düşünmesini, kendince belli bir sonuca varmasını amaçlar. Deneme yazarı ele aldığı konuyu kendi yaşantısından ve kendi bilgi birikiminden faydalanarak çeşitlendirir. Denemelerde gözlem, düşünce ve duygu birbirine öylesine kaynaşır ki bu yazılar okuyanda ayrı bir tesir ve zevk bırakır. Denemede ileri sürülen düşüncelerin makaledeki gibi belgelenmesi, kanıtlanması ya da kesin bir sonuca bağlanması gerekmez. Deneme; makale, eleştiri gibi diğer düşünce yazılardan bu yönüyle ayrılır. Denemeler, belli bir kurala dayanmaz. Yazar konu seçmekte, anlatımda, üslupta serbesttir; ele aldığı konuyu istediği şekilde geliştirebilir. Cemil Meriç, “Denemenin belli bir muhtevası yok. Her edebî nevi türü kucaklayacak kadar geniş, rahat ve seyyal akıcı. Kalıplaşmamış olduğu için çekici.” der. Denemenin Kökeni Tarihçesi Denemenin kökeni Batı edebiyatına dayanır. Tür olarak Essais Denemeler adlı eseri ile ilk kez Montaigne tarafından kullanıldığı kabul edilmektedir. Deneme daha sonra İngiliz yazar Bacon Bekın ve onun ardından gelen bazı yazarlar tarafından yaygınlaştırılmıştır. Türk Edebiyatında, deneme türünde ilk eserler Servetifünun Döneminde verilmiştir. Edebiyatımızda asıl denemeye yaklaşan yazılar Ömer Seyfettin, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi yazarların kaleminden II. Meşrutiyet döneminde ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet döneminde daha da yaygınlaşan bu türde birçok yazar eser vermiştir. Özellikle 1940’lı yıllardan sonra Türk edebiyatında artık adı da “deneme” olan zengin bir deneme edebiyatı bulmak mümkündür. Yukarıdaki isimlerin yanı sıra bir çok yazarımız sanat, edebiyat, psikoloji, felsefe, tarih, din, hayat gibi konularda deneme örnekleri vermiştir. Deneme; yazarın ispatsız, içtenlikle konuştuğu, herhangi bir bağlayıcı plana bağlı kalmadığı; insanı ve toplumu ilgilendiren her konuda yazabildiği bir türdür. Belirlenmiş bir tekniği olmayan anekdotlarla, örneklemelerle, ironi ve hicivle çekici hâle getirilmiş serbest bir yazıdır. Deneme bir konuyu tartışan, tanıtan, o konu hakkında belli bir bakış açısından insanları ikna etmeye çalışan kısa bir nesir türüdür. Yazarın kendisiyle konuşur gibi bir anlatım üslubu içerisinde bulunduğu denemeler hayat, ölüm, sanat, felsefe, edebiyat, siyaset gibi insanı ilgilendiren her konuda yazılabilir. Denemelerin konuları ve yazılış amaçları dikkate alınarak şöyle gruplandırılabilir a Kişisel duyarlılık ve dikkatleri konu alan denemeler b Öğretici ve eleştirel denemeler c Sosyal ve felsefi konularda bireysel düşünceyi ifade eden denemeler Yazar denemede kendi duygu ve düşüncelerini hayat tecrübesi ile birleştirerek okuyucuya sunar. Okuyucuyu ikna etmeye çalışmaz. Ama düşüncelerini kendi mantığıyla destekleyerek sağlamlaştırır. Genel olarak denemelerde açıklayıcı ve tartışmacı anlatım tekniği kullanılır. Yazar denemede bazen bir kavramı açıklar, kavramla ilgili görüşleri sıralar ve o görüşleri değerlendirir. Bu görüşlerle ilgili diğer görüşleri tartışır, kendi düşüncesini ifade eder. İçerik Bakımından Denemeler • Konusunu Sanat ve Edebiyattan Alan Denemeler Bu tür denemelerde resim, müzik, dil, hikâye benzeri sanat ve edebiyat ürünleri, teknikleri, yazarları, akımları, kuramları üzerinde yazarın kişisel görüş ve düşüncelerini söz konusu ettiği denemelerdir. • Psikoloji-Felsefe Konulu Denemeler Bu alandaki denemeleri daha çok psikoloji, felsefe, sosyoloji gibi alanlarda kendini yetiştirmiş olan ve bir kısmı akademisyenlik de yapan yazarlar yazmıştır. Dolayısıyla bu özel alanların getirmiş olduğu felsefi, psikolojik ve sosyolojik birikimin ve bakış açısının şekillendirdiği bir içerik, bu denemelerde karşımıza çıkar. • Şehir Konulu Denemeler Şehri konu alan yazılar aslında bütün dünya edebiyatlarında çok yaygındır. Divan edebiyatında da şehrengizler, bu tarzdaki şehir yazılarının edebiyatımızdaki ilk örneklerinden sayılabilir. • Sosyal, Siyasi, Dinî Konulu Denemeler Bu gruba giren denemeler, kimi zaman gündelik, kimi zaman da evrensel siyasi, sosyal ve dinî konulu denemelerdir. Bu konuda yazan yazarların bazıları bizzat bahsi geçen konularda otorite sayılan veya mesleki bir donanımla bu alanda yazanlar olmakla birlikte, bazıları ise gazetecilik mesleğine mensup olup gündelik konular bağlamında bu içerikte denemeler yazmışlardır. • Karışık Konulu Denemeler Gündelik hayat, kadın konusu, günlük problemler, tarih, tabiat ve benzeri farklı konuların söz konusu edildiği denemeler bu başlık altında toplanabilir. Genel
1 Evet arkadaşlar. Önerilerinizi bekliyorum. Aynı zamanda konu özetli kitap almayı düşünüyorum. Son düzenleyen Moderatör 26 Mart 2022 2 Evet arkadaşlar. Önerilerinizi bekliyorum. Aynı zamanda konu özetli kitap almayı düşünüyorum. Girdiğin denemlerdeki hatalarını öğrenmeye çalış ve denemelerde en çok çıkan konulardan başlayarak konu seçip çalışmaya başlayabilirsin. 3 Girdiğin denemlerdeki hatalarını öğrenmeye çalış ve denemelerde en çok çıkan konulardan başlayarak konu seçip çalışmaya başlayabilirsin. değişiyor. sürekli değişiyor. mesela fizikten optik çıkıyor. sonra bir başka denemede ise sıvıların kaldırma kuvveti çıkıyor. 4 değişiyor. sürekli değişiyor. mesela fizikten optik çıkıyor. sonra bir başka denemede ise sıvıların kaldırma kuvveti çıkıyor. Hocam ozaman konu seçip çalışmaktan başka çareniz yok. 5 Hocam ozaman konu seçip çalışmaktan başka çareniz yok. işte hangi konuları seçeyim diye kararsızım sayısalcıyım bu arada hedefim tyt fenden en az 10 net yapmak youtubedan izledim ama herkes ayrı bir konu diyor. doğru düzgün anlatan yok ki. böyle geçmiş yıllarda ösym sorularını analiz eden. işte hangi konuları seçeyim diye kararsızım sayısalcıyım bu arada hedefim tyt fenden en az 10 net yapmak youtubedan izledim ama herkes ayrı bir konu diyor. doğru düzgün anlatan yok ki. böyle geçmiş yıllarda ösym sorularını analiz eden. mesela şimdi yazdım tyt fen 10 net yapmak. fi koç çıktı Son düzenleme 26 Mart 2022 6 İşte hangi konuları seçeyim diye kararsızım sayısalcıyım bu arada hedefim TYT fenden en az 10 net yapmak YouTube'dan izledim ama herkes ayrı bir konu diyor. Doğru düzgün anlatan yok ki. Böyle geçmiş yıllarda ÖSYM sorularını analiz eden. Mesela şimdi yazdım TYT fen 10 net yapmak. Fi koç çıktı. Hocam internetten hangi konunun üniversitede sınavında en çok çıktığını gösteren site vardı oradan en çok çıkan konulardan seçip çalışmaya başlayabilirsiniz. 7 Hocam internetten hangi konunun üniversitede sınavında en çok çıktığını gösteren site vardı oradan en çok çıkan konulardan seçip çalışmaya başlayabilirsiniz. hangi site ? 9 ben tyt fiziğe baktım da en çok ısı sıcaklık genleşme ve hareket kuvvet ve optikten çıkmış. 10 YKS öğrencisi Evet dediğiniz konulardan soru geliyor. Kuvvet ve harekette özellikle hız ve sürat kavramlarının farkını; yer değiştirmenin ve alınan toplam yolun ne anlama geldiğini bilmelisiniz. Isı ve sıcaklık konusu aslında uzun bir konu ama TYT için öyle çok işlem sorularını çözmekle uğraşmayın fakat formüllerin falan mantığını iyi anlamak önemli. Sorularda yardımcı oluyor, uzun bir konu aslında ama dediğim gibi artık sayısal sorular pek gelmediği için hızlı bir şekilde bitirebilirsiniz. Optik konusu için aynı şeyi söyleyemeyebilirim. Yetişmeyebilir bence. TYT Kimya müfredatı kısa ve daha basit aslında. Kimya dersine biraz daha odaklanırsanız iyi netler gelebilir.
denemelerde en çok çıkan konular